Ana içeriğe atla

Yusuf Ağa Yazma Eserler Kütüphanesi Ve Önemli Bir Eseri


Bekir ŞAHİN



Yusuf Ağa, Darphane Emini ve Valide Sultan Kethüdası olduğu sırada bu kütüphaneyi yaptırmıştır. Bina emini Mehmet Sadık'tır. Bina 17 Ocak 1795 (25 Cemaziyelahir 1209) yılında inşa edilmiştir. Üç adet vakfiyesinden kütüphanede bir tanesi mevcuttur.
Bugün pencereden bozma bir kapıdan içeri girilmektedir. Asıl kapısı Selimiye Camii'ne açılmaktadır. Bina Gödene Taşı'ndan inşaa edilmiş ve üzeri kurşunlu bir kubbe ile örtülmüştür. Altlı üstlü 22 penceresi vardır. İçinin uzunluğu ve genişliği 10.80 metredir. Kütüphane tek katlı olup kubbeyle örtülü bir salonu bulunmaktadır. Toplam kullanım alanı 110 m2'dir.
Cumhuriyet dönemiyle birlikte yazma ve arap harfli matbu kitaplatr burada toplanmıştır.. Şu anda Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet vermektedir.
Evvelce yere hasır ve kilim serilir ve okuyucular diz çökmek suretiyle kitap okurlardı. Sonraları bu usul değişmiş, ortada geniş bir kerevet ve kerevetin üstünde büyük bir masa ve sandalyeler konmuştur. (1922).
Kütüphane 1927 yılından sonra Mevlana Müzesi kitaplığı ile birleştirilmiş ve bina Memurlar Kooperatifi'ne tahsis edilmiştir. Tekrar 1946 yılından sonra Maarif Vekaleti Kütüphaneler Müdürlüğüne geçen Kütüphane 1949 yılında yeni tesis ve modern usuller ile hizmete girmiştir.
Araştırmacılar, Bölge Yazma Eserler Kütüpha- nesi Müdürlüğü'nde uygulanan prosedür doğrultu sunda kütüphaneden faydalanabilirler. Ayrıca, araştırmacılar Yusuf Ağa Yazma Eser Kütüphane- si'nin CD çekimleri yapılmış olan kitaplarından, oluşturduğumuz koleksiyondan özel bir program vasıtasıyla Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi'nde bilgisayar ortamında da faydalanabilirler.
Kütüphanenin 2007 Yılında Tonoz, kubbe, kavisli kısımların kurşunları döşenmiş, elektrik tesisatı tamamen yenilenmiştir.
Yusuf Ağa Kütüphanesi'nde 3.185'i yazma 8.631'i de matbu olmak üzere toplam 11.816 adet kitap mevcuttur. Kütüphanedeki el yazması eserlerin tamamı dijital ortama aktarılmış durumdadır. Bu rakam da 666.013 poza, yani 1.332.026 sayfaya tekabül etmektedir. Ayrıca 216 eserin de mikrofilmi vardır. Matbu kitaplarında çekimlerine başlanmıştır.
Bu kütüphanenin en büyük özelliği Selçuklu dönemi eserlerini koleksiyonunda bulundurma- sıdır.
Bu eserlerin satır aralarında tarihin bilinme- yen bilgileri saklıdır. Bunlardan birisi Kazvî'nin Acaibu'l-Buldan isimli eserdir. Bu eserin 88 ve 89 . varaklarında şu bilgiye rastlıyoruz.
-“Konya'da bir mağara vardı. Orada Hıristiyanlar ölülerle birlikte yaşıyorlardı. Orada ölü adamlardan bazıları ayakta, bazıları secde halinde bazıları da rüku halindelerdi. Hangi ümmetten oldukları bilinmiyordu. Müslümanlarla Hıristiyanlar ziyaret ediyorlardı. Bunların durumları yaygın olarak halk arasında biliniyordu. Bozkırt (Sibiryalı) bir adam haber verdi Davut bin Ali'ye.
Bu mağaraya girdik, bu ölü adamları gördük. Rüku halindeki adama yaklaştık. Ensesinden tuttuk doğruldu.Sonra bıraktık yine rüku haline döndü, önce olduğu haline.
Onların yanında bir büyük kuyu vardı. O kuy
içinde çokça ölüler vardı. Orada bir kadın vardır. Beşiği ve beşik içinde çocuğu var. Kadın o beşiğe eğilmiş, ölü olduğu halde sanki çocuğunu emziriyordu. Kadının cesedinde bir şey eksik değildi.”
O dönemde ölüleri mumyalamanın ne kadar ileri gittiğini anlatan bir belgedir. Burasını Aksaray ve Derinkuyu civarlarını anlattığını düşünüyoruz. Burar eskiden Konya sınırları içinde kabul ediliyordu
Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

EMİR CELALEDDiN KARATAY

Ahmet Çelik[1] Emir Celaleddin Karatay b. Abdullah, Anadolu Selçuklularıntanınmış dev­let adamlarındandır. Devatdarlık emirliği, taştdarlık emirliği, sipehsalarlık, ha­zine-i hassa emirliği, saltanat naipliği ve atabeklik gibi görevlerde 40 yıl boyunca devlet hizmetinde bulunmuştur. DOĞUMU-AİLESİ--Doğum tarihi bilinmemektedir. İbn Bibi Celaleddin Karatay 'in, aslen bir Rum devşirme olduğunu söyler. Ebu’l-Ferec ibn İbri ise onu Alâeddin Keykubad’ın yetiştirmelerinden biri olarak kaydeder. Ancak bu bilgi Karatay'ın sultanla mevcut münasebetleri dolayısıyla bir yakıştırma olmalıdır. Bu iki kaynağın onun hakkında kullandığı "Rum nisbesi o dönemde Bizanslı daha genel anla­mıyla Ortodoks mezhebinde bulunan her kavme mensup Hıristiyan ve Anado­lu'da yasayan Müslüman Türk manasına gelen bir tabirdir. Bununla beraber Karatay büyük bir ihtimalle Müslüman Türk asıllı değildir. Zira o devir vesikala­rında mühtedilerin baba adi daima "Abdullah" seklinde değiştirilmekte­dir…

Seyyid Mahmud Hayrani Hazretlerinin Soy Seceresi

Seyyid Mahmud Hayrani Hazretleri İmam Musa-i Kazım soyundan gelmektedir. İmam Musa-i Kazım’ın evlatları’nın isimleri aşağıda sıralanmıştır:
1-Kazım
2-İsmail
3-Cafer
4-Harun
5-Hasan
6-Hüseyin
7-Ahmed
8-Hüseyin
9-Abdullah’il Ekber
10-İshak 11-Abdullah
12-Zeyd
13-Hasan
14-Fazl
15-Selma
16-Hatice
17-Aişa
18-Emine
19-Hesene
20-İbrahim’al-Mükerrem Mücab (Hacı Bektaş Veli ile Mahmud Hayrani’nin atası)
21-Aişe
22-Seleme
23-Meymune
24-Ümmü Gülsüm
25-Ayn-i Ali
26-Zeyn-i Ali
27-Ali bin Musa Rıza (8. İmam)

On İki İmamlardan yedincisi olan İmam Musa-i Kazım’ın oğlu Seyyid İbrahim’al- Mükerrem Mücab, Seyyid İbrahim’al- Mükerrem Mücab’ın oğlu Seyyid Musa Sani, Seyyid Musa Sani’den üç evlat dünyaya geldi; ilki İbrahim Sani, ortancı evladı İbrahim Mükerrem, üçüncü evladı İbrahim Mücab’dır. İbrahim Sani’nin evladı Hünkâr Hacı Bektaş Veli’dir. İbrahim Mücab İran ve Irakta ki dedelerin atasıdır. İbrahim Mükerrem’in bir oğlu vardır, adı Seyyid’tir. Seyyid’in oğlu Seyyid Mahmud Hayrani’dir.


Eğer ki soy şec…

ZEKİ ALTINDAĞ

(d. .1933-) Konyalı hayırsever             Konya/Kadınhanı ilçesinde doğdu. İlkokul tahsilini Kadınhanı  Merkez İlk Okulu’nda bitirdi. İlçesinde ayakkabı imalatçısı bir esnafın yanında beş yıl çıraklık yaptı. O yıllarda ilçenin  köyleri ile olan ulaşımı jiplerle yapılıyordu. Yollar şimdiki gibi asfalt değildi. Jipçilik yapmaya başladı. Üç yıl bu işle uğraştı. Bu sırada askerlik görevini tamamladı. Askerlik dönüşünde bakkal dükkanı açtı.. 1972 yıllarında BMC kamyon bayiliği ve traktör bayiliklerini aldı. Daha sonra bir petrol istasyonu alarak petrol ticaretiyle iştikal etti.. Başarılı oldu.  1986 yılında Konya’ya taşındı. Konya da şirketleşti.. Dolayısıyla işini büyüttü. Konya’da bu işlerin yanında çeşitli oto alım satım  pazarlama işleri ile de uğraştı.
İnsanımıza hizmet amacıyla yaptığı hayır işleri: a)Konya Meram Tıp Fakültesine Acil Servis binası.
         b)Konya Meram Tıp Fakültesinde Zeki Altındağ Onkoloji Merkezi.
         c)Selçuklu İlçesi Sancak Mahallesine 4 katlı 24 derslikli…