Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

MEDENİYETİMİZİNİN MERKEZ ŞEHRİ KONYA

Bekir ŞAHİN

Konya; İbni Arabî, Sadreddin Konevî, Mevlâna, Bosnevî, Hadimî’lerle ilim irfan mektebidir. Medeniyetimizin merkez şehridir. Konya Okulu’nda ders veren, talim gören ecdat Anadolu’yu bizlere vatan kılmış, şehirleri yaşanabilir hale getirmiştir. Bundan dolayı Fatih Sultan Mehmed Konya Okulu’na gıpta ederek Akşemseddin’i araştırmalar yapmak üzere Konya’ya Sadreddin Konevî Kütüphanesine göndermiştir. Bu gün, bu kütüphanenin kitaplarının çoğunluğu Konya’da Yusufağa kütüphanesinde, bazıları İstanbul’da İslam Eserleri Müzesi’ndedir. Hatta Koyunoğlu Kütüphanesi’nde dahi vardır. Bunu bilen batılılar yıllardır buralardaki eserleri didik didik etmektedirler. Medeniyetimizin merkez şehri Konya’yı batılılar keşfetmiş, keşif sırası artık geçte olsa bize gelmiştir.

Bu cümleden olarak, Konya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Konya’daki çeşitli kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde toplumun tüm kesimlerine değerler eğitimini anlatmayı amaçlayan “Medeniyet Okulu” projesinbu alanda önemli b…

RODOS İZLENİMLERİ

RODOS İZLENİMLERİ 1522-1912,Sultan kanuni Süleyman döneminde binlerce şehitle fethedilen Rodos 1912‘ler de İngiltere’nin ayak oyunlarıyla Osmanlıdan koparılmaya başlanmış ve nihayet Rodos Adası üzerindeki Türk hâkimiyeti 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşmasıyla, zorlama ve taraflı değerlendirmelerle, Rodos ve bağlı adalardaki 390 yıllık Türk hâkimiyetini de bitirmiştir ki,   o günün idarecilerinin aymaz tutumları sebebi ile Türkiye ye 18 km Yunanistan’a 460 km mesafedeki şehitler toprağı, bir çırpıda elden çıkarılmıştır.
Çıkış ki ne çıkış, medreseler-kütüphaneler-hanlar-hamamlar-mezarlar ve EN ÖNEMLİSİ memleket EVLADININ oralarda boynu büküklüğe-garibanlığa-hor ve hakir görülmeye TERK-İ, O GÜNE kadar kendilerine insan muamelesi gösterdiğimiz, Hristiyan’ı Yahudi’si Yunanı vesairesi, tam bir katliam ve kıyım harekâtıyla adadaki TÜRK mührünün sahibi bütün Müslümanları hayattan diskalifiye ederken, TÜRKİYE artık “Yurtta Sulh Cihanda Sulha” bürünerek karaları bağlamıştı başına. Y…

BİR MEDENİYETİN TASFİYESİNDE VAKIFLAR

BİR MEDENİYETİN TASFİYESİNDE VAKIFLAR       Türkiye cumhuriyetini şekillendiren kadro yeni yönetim şeklini yapılandırırken vakıfları tasfiye yoluna gitmiştir. Yalnız bu tasfiye basit manada vakıf anlayışına yapılan bir operasyon değildir, ESASATA ,”BİR MEDENİYETİN TASFİYESİDİR” yapılan hareket.       Dine bakışları böyle olursa, vakıf ne olur ki, diye şu örneği aktarmak yerinde olur. Falih Rıfkı Atay’ın hatırat-ı:-”M Kemal paşanın son dileği ezandan başka ibadetleri de Türkçe olarak yaptırmak ve Türk kafasını Arap kafası köleliğinden kurtarmaktı. Türk ocağına gittiğimiz gün, Kuran-ı Türkçe ye çevirme konusunu açmıştı, orada bulunan Kazım Karabekir, şöyle dedi:-Kuran-ı azimüşşan Türkçeye çevrilemez, Paşa hazretleri, dedi. Paşa:-niçin çevrilemez efendim? Bu sözünüz kuranın manası yoktur, demektir, dedi. Karabekir:-Hayır efendim ama mesela ”elif-lam-mim ”ne diyeceğiz buna? Paşa:-ne demektir ”elif-lam-mim? Karabekir:-meçhul efendim… Paşa:-öyleyse karşısına bir sıfır koyar çevirmeye devam ed…

TARİHTE BÜYÜK DEĞİŞİMLER

Mustafa USLU



Tarih ilmi, her ne kadar mâziyle ilgilense de asıl maksadı geleceğe ışık tutmak ve yön vermektir.  Geçmişte kurulmuş olan büyük devletler ve medeniyetlere bakıldığında başarılarının altında, tecrübeler hazinesi olan tarihten yararlanmaları yatmaktadır. Çünkü geçmişte yaşamış olan toplum, devlet ve medeniyetlerin yükseliş, gerileme ve çöküş sırları bu gizemli bilimin derinliklerinde bulunmaktadır. Tarihin bu tecrübelerinden yararlanmak ve onu kılavuz edinmek ise istikameti doğru olan bir yolda koşar adımlarla ilerlemekten gayri bir şey olmayacaktır. Ancak yine de tarihe, “her tarih, kesin tarihtir” demeden, sorgulamalı bir bakışla yaklaşılmalıdır. Her geçen gün yırtılan takvim yapraklarıyla yaşlanan zamanın, bünyesinde de değişim ve dönüşüm kaçınılmaz olmuştur. Tarihteki değişim ve dönüşümlere en büyük örnek ise zihni değişimlerdir. Önemli olan, bu değişim ve dönüşümlerin hangi kanallarla gerçekleşmiş olduğudur. Tabandan tavana olan ve sağlam adımlarla ilerleyen bir geli…

DİNİN DÜŞMANLARI

Mustafa USLU

Dinin karşısında üç azılı güç bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, dinin yaşamdan çıkarılması gerektiğini savunan ve bu bağlamda çalışmalar yapan Pozitivist ve Marksist anlayışıdır. İkincisi, dinin içini kurutan, ruhunu, manasını boşaltan ve inanana sadece posasını bırakan kapitalizmdir. Üçüncüsü ise, diğerkâmlıktan uzak, nefsini düşünen, egosunu tatmin etmeyi kendisine görev bilen bir “Ben Nesli”nin peydahlanmasıdır. Pozitivizm ve Marksizmin çanağında şekillendirilmeye çalışılan sistemler (eğitim, ekonomi, sağlık...) din mefhumuna her zaman mesafeli durmuştur. Nitekim klasik sosyolojide din “geri kalmış toplumlara özgü olup kentleşmeye ve modernizme düşman bir olgu” olarak tanımlanmıştır. Hatta yeri gelmiş din, “afyon” olarak görülmüş, yeri gelmiş “gericiliğin müsebbibi” olarak nitelendirilmiştir. Dinin yerini ilmin, bilimin alması gerektiği vurgulanmı…

RODOS HAFIZ AHMED AĞA KÜTÜPHANESİ

Burada bulunan Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesiyle ilgili  TİKA ve Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı destekli uzun çalışmalar gerçekleştirdiniz. Bu kütüphaneyi okuyucularımıza tanıtır mısınız.?
Tarihî Rodos Kalesi içerisinde, diğer birçok Osmanlı döneminden kalma cami, hamam, imaret, medrese vb. eserlerin de bulunduğu bir bölgede yer alan Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesi’nin etrafı yüksek duvarlarla çevrili bir avlu içerisinde kubbeli mimariye sahip 18. yüzyılda yapılmış taş bir binadır. İki bölümden oluşan binanın arka tarafı kitap deposu, ön tarafı ise okuma ve sergi salonu olarak kullanılmaktadır. Depo kısmında kitapların ahşap dolaplar içerisinde camlı-kapaklı raflarda muhafaza edilmektedir. Sonradan kütüphaneye gelen kitaplar dışında vakfa ait olan bütün kitapların deri üzeri ebru kâğıt kaplı mahfazaları içinde bulunmaktadır. Kütüphane avlusunda yer alan vakfa ait evde yaşayan vakıf mütevelli vekili ve aynı zamanda kütüphane görevlisi Yusuf KIBRISLI bu kitapları eşiyle birlikte gözü gibi kor…

ABLA VE DOSTLARININ DİLİYLE AHMET DAVUTOĞLU

Okula yürüyene kadar çizmeleri çamur içinde kalan Davutoğlu Seçimi kazanmış başbakan olarak okulda çamurlu çizmeleriyle konuşma yapar. Bir müddet arkadaşları kendisine ‘Çamurlu Başbakan’ diye isim takarlar. 

Bir beşer olarak Ahmet Davutoğlu kimdir? Sorusuna akraba ve dostlarından cevap aradık.



Torosların zirvesinde Tıbbi Türkmen kasabası kasabası.. Baba Mehmet Davutoğlu ticaretle uğraşan ilme ve öğrenmeye önem veren Anadolu insanıdır. Eşi Meymune Hanım Konya’nın insanı saran güzelliği barındırmakla kalmayıp iki kız çocuğundan sonra bu Taşkent kasabasında muhabbetli aileye 1959 yılının şubat ayında bir de erkek evlat verir ve adını Ahmet koyarlar. Anadolu’nun bu samimi kasabası Ahmet Davutoğlu kimliğini kazandıran en önemli mekan. Davutoğlu ailesi Meymune hanımın vefatından 1 yıl sonra İstanbul’a yerleşir. Eğitiminin ilk 4 yıl süresini Hacı Süleyman Bey ilkokulunda geçer bu dönemde Kuran-ı Kerim dersleri de almaya başlar. Bahçelievler’e taşınınca ilkokulu orda bitirir. Oğlunla ordu, kızı…

ÖZCAN, İSMAİL

(d.21.02.1959 )
Güneysınır İlçe Belediye Başkanı
Karasınır’da doğdu. İlk ve Ortaokulu Karasınır’da, Liseyi Adana İmam Hatip Lisesi’nde, fakülteyi Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okudu.
1985 yılında Ordu Gölköy İmam Hatip Lisesi’ne meslek dersleri öğretmeni atandı. Sırası ile Çumra Karasınır Lisesi, Erzincan Fatih Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Kulu İmam Hatip Lisesi, Güneysınır Çok Programlı Lisesi’nde Din Kültürü ve Meslek dersleri öğretmeni olarak görev yaptı.
İdarecilik hayatıa Güneysınır İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olarak başladı. Daha sonra Konya MeramZafer İlköğretim Okulu ,Konya Meram Mehmet Beğen İlköğretim Okulu ve Konya Karatay Ticaret Meslek Lisesinde Müdür Başyardımcısı görevlerinde bulundu .30 Ekim 2013 tarihinde görevinden istifa ederek Güneysınır Belediye Başkanlığı için Adalet ve Kalkınma Partisinden aday adayı oldu.30 Mart 2014 tarihinde yapılan mahalli seçimlerinde Güneysınır Belediye Başkanı seçildi. Evli ve beş çocuk babasıdır.
Görev yaptığı süre i…