31 Aralık 2012 Pazartesi

Kolıkısa Mezar Taşları


                  
MEZARLIKLAR VE MEZAR TAŞLARI:
                                                                                                                   Bekir ŞAHİN
    Mezarlar ve mezar taşları yerleşme macerasının somut şahitleridir. Her mezar taşı yerleşim yerine kazılmış bir mühür ve tarihe düşürülmüş bir kayıt olarak görülmelidir. Şahitler sadece mezarda yatanın kimliğine değil bir medeniyete bir var oluşa şahitlik eder.  Bir mahalli kültürünün tarihini mezarlıklardan yola çıkarak yazmak mümkündür.    Mezar taşları taşıdığı zamanın bilgileri yanında, eserlerinin sergilendiği muhteşem sanat galerileri gibidir.  Mezarın mimarisi, tezyinatı dönemi hakkında birinci derecede kaynak niteliğindedir.     Mezar taşı kitabelerinde bir şehrin siyasi, iktisadi ve kültürel tarihi hatta savaşlar, istilalar, depremler, yangınlar vb. konularda bilgi kaynakları olarak kullanmak mümkündür.     Yine mezar taşları bulundukları şehirlerin hattatları, mimarları hakkakları hakkında yegâne bilgi kaynağıdır.    Mezar taşlarının dilini bilenler yazılı kayıt olmasa bile süslemelerinden kavuğun şeklinden o mezarda yatanın kimliğini hem de yaşadığı devir hakkında bilgiler edinir dolayısıyla yaşamları şehri yaşanabilir kılmada etkili olanların tespitini yapar.         Mezardaki kişiyle ilgili bilgiler taşa kaydedilmiş en doğru bilgiler taşa kazınarak görünen bir kaynak haline gelmiştir. “Karı dırdırından vefat eden Halil ağa mezarıdır” kaydı o dönemin bir gerçeğini açıkça ifade etmektedir. Taşlar, yazı sanatının güzelliklerini taşıması yanında birçok ifade zenginliğini de barındırmaktadır. Açık havada teşekkül etmiş bir kıyafet, mimari hat müzesi özelliği taşıyan pek çok mezarlığımız vardır Mezarlıklar yaşanılan yerin müzesi ve tapusu hükmündedir.     Her mezar taşına atılmış bir tarih,  genelde ülkemin özelde şehrin tarihidir..    Mezar taşı kitabeleri önemli bilgiler ihtiva ettiklerinden şehir tarihi araştırmaları için önde gelen kaynaklarıdır.     Sicilli Osmani isimli eserin müellifi olan Mehmet Süreyya Bey eserini hazırlarken eserine aldığı şahısların vefat tarihlerini doğru tespit için mezar taşlarından faydalanmıştır.
    Bu sebeple mezar taşı kitabeleri üzerine yerli ve yabancı ilim adamları tarafından pek çok araştırma yapılmış ve yayımlanmıştır.




Kolukısa Kasabası Eski Mezarlığı (Mevlana Mezarlığı) ve Mezar Taşları

 

Kolukısa Kasabası  Beratlı Mahallesi’nde, İstiklal Caddesi üzerindeki mezarlık, halk arasında Eski Mezarlık olarak bilinmektedir.  Bu mezarlığın adı 2012 yılında Belediye Meclisi kararıyla Mevlana Mezarlığı olarak değiştirilmiştir.

 Mezarlık yamuk planlı olup, düz arazi üzerinde 22592m2’lik bir alanı kaplamaktadır. Çevre duvarı moloz taşla örülmüştür. Mezarlığın Doğuda, Batıda, Güneyde ve Kuzeyde olmak üzere dört girişi mevcuttur. Ana giriş Kuzeyde Merkez Camii’nin avlusunun içindedir.   Giriş kapısının yakınında çeşmesi bulunmaktadır. Düzenli bir yol sistemine sahip değildir. İç kısım yeterince ağaçlandırılmamıştır. Bekçi kulübesi bulunmayan mezarlık, 1991 yılında Dr. Sadık Ahmet Caddesi’nde Yeni Mezarlık (Şemsi Tebrizi Mezarlığı) açılınca defne kapatılmıştır.

Osmanlı Dönemi mezar taşlarında Mermer, Sille taşları ve azda olda devşirme taşlar bulunmaktadır. Mezarların bir kısmında yalnız baş taşı, bir kısmında ise hem baş hem ayak taşı mevcuttur. Bunlar çoğunlukla doğrudan toprağa dikilmiştir. Ancak azda olsa Cumhuriyet Dönemi taşlarında olduğu gibi çerçeveli mezar tipindedir. Mezar taşları üçgen alınlıklı, yarım daire ve sivri kemerlidir. Taşlarda yazı çeşidi olarak sülüs, rika ve talik hat görülür. Bu yazılar çoğunlukla kabartma tekniğinde yazılmıştır. Mezar taşlarının büyük çoğunluğu süslemesiz iken, birkaç taşta kabartma tekniğinde yapılmış basit motifler görülmektedir.

          Cumhuriyet Dönemi mezar taşlarında ise, mermer ve beton malzeme kullanılmış, hem baş hem ayak taşının bulunduğu çerçeveli mezar tipi tercih edilmiştir. Baş taşlarında güneş formlu tepe kısmı, ayak taşlarında üçgen alınlık görülür. Bazı taşlarda ise hem baş hem ayak taşı dilimli kemerlidir. Bu dönemin mezar taşlarında yazı kazıma tekniğindedir. Süsleme ayak taşlarında yoğunlaşır ve en çok servi motifi kullanılmıştır. Bir baş taşında ise stilize hatayi motifi görülmektedir.

            Mezarlıkta yer alan en eski mezar taşı 1216/1802 tarihlidir. Ancak toprak altında kalan mezar taşlarının mezarlığın tarihini biraz daha eskiye götürmesi muhtemeldir. Buradan yola çıkarak mezarlığın XVIII. yüzyıl sonlarından beri kullanıldığı söylenebilir.

 

 





 
A – ARAP HARFLİ MEZAR TAŞLARI:

01

Bismillahi’r-Rahmani’r-Rahim
Ya Hazreti Bilal-i Habeşi
25-3-1963

 

Merhum
Ali Bey Kızı
ve Hacı Mehmed Eşi
Elmas Tevan Ruhuna
Fatiha
Mevlüd 1306 Ölüm 1964
 

                       

                                      02

 

Merhum
Ali Bey Mahdumu
Bekir Bey Zade
Salih Bey Ruhuna
Fatiha 1319

          

                       03

 

Merhum
Ali Bey Zade
Bekir Bey Mahdumu
Musa Bey Ruhuna
Fatiha 1321

      

                        04

 

 

 

 
 
 
Merhum
 
Ali Bey Zade
 
Bekir Bey Mahdumu
 
…….. Ruhuna
……… 13..
 
 
 
 

       

                     05

 

 
 
 
 
Hüve’l Bâkî
Nucivanem Uçtu Hayat Bağına
Dert Kıldı validesini Yanına
Ömer Bey Kerimesi Merhume
Munise Binti ……. Hanımın
Ruhu İçun el-Fatiha Sene 1295

                   

                    06

   

 

 

 

 

 
 
 
 
 
Merhum
Saçlı Oğullarından
Hüseyin Oğlu Hacı
Mehmet Başak Ruhuna Fatiha
Doğum 1316 – Ölüm 11-5-1969


                               07

 

 
 
 
El-Bâkî
Hüve’l Hallak
el-Merhûm ve’l-Mağfûr
İbrahim Ruhu içun
Fatiha Sene-i 1233

          

                               08

 

 
 
 
Hüve’l Baki
Ziyaretten Murad
Bir Duadır
Bugün Bana İse
Yarın Sanadır
İbrahim Ağanın Oğlu
Mustafa Ruhu İçun
El-Fatiha Senesi 1299

  

                               09

 

 
 
 
 
 
 
Hüve’l Baki
Merhum ve Mağfurla
Kolu Kısa Karyeli
Hacı Halil Oğlu
Hacı Hüseyinin
Ruhu İçun Fatiha
Sene 1302

         

                               10

 

 

 

 
 
 
 
 
El-Merhum
Kullu Oğlu Hacı
İsa Efendinin
Ruhuna

   

                               11

 

 

 

 
 
 
 
 
 
Merhum
Ve’l-Mağfur Osman
Efendinin Ruhuna
Fatiha 1309

                

                               12

 

 
 
 
 
Silleli
Abdullah
Efendi Ruhuna
Fatiha 1294

       

                               13

 

    

 
 
Hüve’l Hallaku’l Baki
El-Merhum ve’l-Mağfur ……………..
…nin Ruhuna Fatiha
1216

  

 

                               14

 

 

 
 
 
 
 
 
Hüve’l Baki
El-Merhum ve’l-Mağfur
Tekâid İbrahim
Efendi Ruhu içun
Rızaen Lillah
Teala el-Fatiha
Sene 1326

    

                               15

 

 
 
 
1943
Şeyh İle Düştüm Fani Toprağa
Sevdim Mevlamı Ali Cenab Bağına
Merhum Hasan Oğlu İsmail
Saçakcı Karyesi ………….
Fatımanın Ruhuna Fatiha
Okuna
 


                           16               

 
 
Külli Şeyin Halikun İlla Vecheh
El-Mehum ve’l-Mağfur
Bustal Oğlu
El-Hac Ali Zade
Hasan Çavuş
Ruhu içun Fatiha
1327

          

                               17

 

 

 

 
 
 
El-Merhum
Ya’kub Oğlu Ali
Ağanın Haremi Fatıma
Hanım Ruhuna Fatiha 1300

                   

                               18

 

 
 
 
Hüve’l Hallaku’l-Baki
El-Merhum el-Mağfur er-Rahman
Ve’l-Gafur Osman
……… Ruhuna Fatiha
1330
 


                               19

 

 
 
 
Hüve’l Hallaku’l-Baki
Mehmed Kasım

        

                               20     

 

 
 
Hüve’l-Baki
…………..
…… Ali Bey
Oğullarından Bekir İbn-i Ali
Mehmed ……..
Fatiha ….....
Sene 1248

    

                     21

 

B – LATİN HARFLİ MEZAR TAŞLARI:

 

 
 
 
1944
27/9
El-Merhum
Ve’l-Mağfur
Hacı
Hüseyin
Oğlu
 


                               I

 

 

 
 
19-4-955 GÜNÜ
SAAT 9 DA YARALI
OLARAK DEVLET
HASTANESİNE
GETİRİLEREK YATI
RILARAK KADIN
HANI KOLUKISA
KÖYÜNDEN ABİDİN
ASLAN RUHUNA
FATİHA


                             II

 

 

 
 
NELER GELDİ
NELER GİTTİ
CİHANE
ECEL GELDİ
BAŞ AĞRISI
BEHANE
İSMAİL EŞİ
FATMAANA
ERZURUM
LU.R.F.

 
 

 

                                             

                            

                               n                                                                                                           o

 


p

BAHNAME

                                                                                           Haz: Bekir ŞAHİN Aslında, Batı dünyasınd...