30 Kasım 2015 Pazartesi

MEVLANA MÜZESİ İHTİSAS KÜTÜPHANESİ



 
                                                                                                                        Bekir ŞAHİN
Mevlânâ Dergâhı kurulduğu günden beri Dergâh içinde bir kitaplık hep olmuştur. Hz. Mevlânâ’nın ve hocalarının eserlerinin orijinal nüshaları burada muhafaza ediliyordu. Mevlânâ’nın ve hocalarının eserleri kopya ediliyor, nüshaları üretiliyor ve bu nüshalar dergâhta korunuyordu. Başta “Mesnevî” ve “Divan-i Kebir” olmak üzere Mevlânâ’nın kurraseler (sahifeler) halinde bulunan eserleri bu kitaplıkta korunuyordu. Mevlânâ hayatta iken, yani, 662(1264) den sonra gelen birkaç yıl içinde Kürraseler halinde bulunan Mesnevi derlemeleri altı defter halinde kitaplaştırıldı. Bu kütüphanedeki kitapların üzerindeki mühürde “Vakf-i Kitaphane-i Hazret-i Mevlana kuddise sirruhu’l-a’la” yazılıdır. Buna göre dergahtaki kütüphanenin resmi adı “Hazret-i Mevlana Kütüphanesi” dir.

Hz. Mevlâna’nın vuslatından sonra türbesi çevresinde kurulan dergâha, dervişler tarafından yazılan kitapların yanı sıra devlet adamları ve zenginler tarafından vakfedilen kitaplardan önemli bir koleksiyon oluşmuştur. Çoğu Selçuklu Dönemine ilişkin yazmalardan oluşan bu kitapların zamanla dağıldığı, Postnîşîn Ebubekir Çelebi II. (Ölümü:1785)’nin İstanbul’a gönderilmesiyle de büyük bir kısmının İstanbul’a taşındığı anlaşılmıştır.

Mevlânâ Dergâhı’nda bilinen ilk kurumsal kütüphane; Mevlânâ Dergâhı’nın 24. Postnişîni Hemdem Sa’id Çelebi (1807-1858), evinde bulunan hususi kütüphanesini 1854 yılında Mevlânâ Dergâhı’na naklederek, dergâh içinde yer alan Fatma Hatun Türbesi’nde kurulmuştur. Kendi kütüphanesinden getirdiği kitaplar ile dergâhta dağınık vaziyette bulunan kitapları bu kütüphaneye kayıt ve tescil etmiştir. Kütüphanenin vakfiyesi bulunmamaktadır. Hemdem Sa’id Çelebi kendi vakfettiği kitapları, birisi 25x24 mm ölçülerinde diğeri 23x19 mm ölçülerinde oval biçimli olan iki mühürler mühürlenmiştir.

Kare mühürde;

“ Min kütübü’l fakîr İbni Hazret-i Mevlânâ

Kaddesen Allahu Sırrahü’l Alâ Şeyh Mehmed Sa’id

Postnişin-i Dergâh Hazret-i Müşarin İleyhi 1271 (M.1854)”

Beyzi Mühürde ise

“Vakıf Kütüphânesi Hazret-i Mevlânâ

Kaddese Sırrahü’l Alâ yazılıdır.
 

Fatma Hatun Türbesi kitapları alamayacak hale gelince şuanda Müdür odası olarak kullanılan “ Meydan-ı Şerif odası” kütüphane haline getirilmiştir. 

Mevlânâ Dergâhı 1926 yılında müzeye dönüştürülünce, kütüphanede bulunan kitaplar yeniden düzenlenerek  27.09.1927 tarihinde törenle “İhtisas Kütüphânesi” adı altında çelebi makamı olarak bilinen Dergâh Şeyhlerinin misafir kabul ettikleri odada hizmete açılmıştır.  Odanın kuzey duvarı üzerinde bir penceresi vardı ki,  Dergâh içine açılan bu yere “Niyaz Penceresi” denilirdi.

Bu dönemde kütüphanedeki kitaplar yeniden tasnif edilmiş ve envanterleri yenilenmiştir. Kütüphanede kayıtlı olan yazma eserlerden cilt, hat ve tezhip yönünden değerli olan 400 yazma eser diğer yazma eserlerden ayrılarak “Müzelik Eserler” bölümüne alınmıştır.

Ali Canip Yöntem (1887-1967) tarafından "Konya Müzesindeki Kütüphane" adıyla (Osmanlı Türkçesi olarak) 22 Aralık 1927’de Hayat dergisinde yayınlan makalesinde; buradaki kitaplar –yazma ve basma- cilt itibarıyla 3.222 adettir.

Risaleler olarak değerlendirildiğinde Konya Müzesi kitap sayısı bu tarihte 3.690’ı bulmaktadır. Pek nefis cilt ve tezhibe malik olup müzede camekanlar içinde korunan eserler bu toplam sayıya dahil değildir.

Umum yazmaların adedi 1.269 ve basmaların adedi 1.953 cilttir.

Mevcut kitapların hemen hemen yüzde yetmişi sekseni Hemdem Çelebi’nin malı ve vakfı olduğu üzerlerindeki kayd-ı mühürlerden anlaşılmaktadır.

Kitap meraklısı ve alim bir zat olan Hemdem Sait Çelebi kırk beş sene burada postnişin olmuş ve 1275 tarihinde vefat etmiştir.

Müze Kütüphanesi’ni dolduran kitaplar meyanında hemen her yerde tesadüf edilecekler de vardır; fakat bir kısmı pek kıymettar ve pek nadir nüshalardan oluşmaktadır.

Ezcümle 677 tarihinde istinsah edilmiş mesnevi nüshası bu koleksiyonun en önemli, eserlerindendir. Müstensihi olan Mehmed ibni Abdullah el-Konevî bu nüshayı “nüshay-ı asliye”den iktibas eylediğini hatimede açıklamaktadır. Altıyüz yetmiş yedi senesinde yani bundan altı buçuk asır evvel kaleme alınan bu kıymettar nüshanın yazısı nesihtir. 613 sahifedir. Cildi küçük ve köşeleri şemseli olmak üzere nefistir. Fakat maalesef mıklebi kopmuştur. Bu nüsha yeni tanzim edilmiş olan defterde 60 numarada kayıtlıdır. Müze kütüphanesinde 4 nüshada Divan-ı Kebir bulunmaktadır ki bunların en eskisi iki cilt üzerinedir. Bu eski nüshanın müstensihi Hasan b. Osman el-Mevlevi’dir. 768’de başlamış 770’de bitirmiştir. Yazısı Selçuklu nesihidir.. Birinci cildi 305, ikinci cildi 340 sayfadır. Bu nüsha “Şerafeddin” namında bir zata mahsus olarak kaleme alınmıştır ki katib bu zata “Emir sani el-Mevlevi” ünvanını veriyor.[1] Bu da 66 numarada kayıtlıdır.

Yine buradaki eski nüshalardan biri de Mevlana’nın oğlu Sultan Veled’in İbtidaname, Rebabname, İntihaname’sini ihtiva etmektedir ki Ahmet ibni Muhammed el-Katib tarafından 732 tarihinde kaleme alınmıştır. 76 numarada kayıtlıdır.

Müze Kütüphanesi’nde Fuzuli’nin pek eski ve muteber bir Divan nüshasına da önemli eserler arasında zikredilebilir. Yazma nüshaların hemen hepsinde görüldüğü üzere bunda da Kasideler kısmı yoktur. Sade gazeller, muhammesler, müseddesler ila ahir… Okunuyor. 984’de yani Fuzuli’nin vefatından 21 sene sonra “Hüseyin ibni Gülşeni muallim-i Gülşeni” tarafından yazılmıştır. Azeri şive ve imla tarzını tamamen muhafaza etmektedir. “Fuzuli Divanı”nın yeniden, sahih bir surette tab’ı halinde bu nüshadan müstağni kalınamaz.

Burada mevcut kıymetli eserler meyanında meşhur Türk şairi Ahmedi’nin ta 864’de “Ataullah ibni Abdullah” tarafından yazılmış “İskendername” nüshası da vardır.

Bunlardan başka “Hadikatüs-süeda”nın 985 ve 994’de yazılmış iki nüshasıyla “Şah u Geda”nın 970’de “Künhü’l-ahbar”ın 1063’de yazılmış birer nüshası dikkate şayandır.

Zamanın Müze müdürü Yusuf Akyurt tarafından fişler i çıkartılmıştır.

İhtisas Kütüphanesi’nde bulunan yazma eserler üzerindeki ilk çalışma 1951 yılında “XXII. Milletlerarası Doğu Ülkeleri Kongresi”nde yayınlanan bir tebliğdir. Bu tebliğde kütüphanede bulunan yazma eserlerden seçilmiş 150 eserin bibliyografik künyeleri verilmiştir. Daha sonra ki çalışma ise 1960 yıllarda rahmetli Abdülbâki GÖLPINARLI tarafından yapılmıştır. Son derece ilmi olan bu çalışma üç cilt halinde “Mevlana Müzesi Yazma Eserler Kataloğu” adıyla, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından Türk Tarih Kurumu Matbaasında bastırılmıştır.

Mevlana Müzesinde bulunan 225 yazma eser ve müzelik kitaplar arasında yer alan 300 adet yazma eserin yer aldığı katalog çalışmaları ile birlikte hazırlanmıştır. Bu çalışma da Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nce yayımlanmıştır.

Rahmetli Gölpınarlı bu katalogunun 4. Cildinin tasihi,  Müjgan Cunbur tarafından yapılmış, diğer iki cildin tashihi ise Hüseyin Ayan tarafından yapılarak Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanmıştır. Serpil Bağcı ise Kütüphanedeki resimli yazmalarla ilgili “ Mevlâna Müzesi Resimli El Yazmaları” isimli kitabını hazırlamıştır.

 

1992 yılı itibarıyla Mevlânâ Müzesi İhtisas Kütüphanesi’nde 7.238’i  basma ve 2.250’si yazma olmak üzere toplam 9.488 adet kitap mevcuttur. 30. 05. 2015. İtibatiyle yazma ve nadir matbu kitap sayısı, 2756 dır.

 Yazma Eserlerin tamamı 2006’da Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi tarafından dijital ortama aktarılmıştır.

Konya Müzesi Kütüphanesi “İslamî sanatlara” dair araştırma yapacak olanlar için mühhteşem bir hazinedir.

Mevlânâ Müzesi İhtisas Kütüphanesi 1989 yılında Konya ve Mülhakatı Eski Eserleri Sevenler Derneği tarafından yeniden onartılmıştır.

2012 yılında çelebi dairesinin arka kısmında yer ala bir zamanlar matbahı şerif olarak, daha sonra bulaşıkhane ve çamaşırhane görevi görmüş olan, 1983 yılında müdürlük arşivi yapılan ve en son orak da; Kültür Müdürlüğü yemekhanesi olarak kullanılan mekana taşınarak burada hizmet vermeye başlamıştır.

 

 

 

 

Hazine-i Evrak Arşivi

Kütüphane içerisinde yer alan Hazine-i Evrak Arşivi 05.05.1957 yılında Müze Müdürü Mehmet Önder tarafından kurulmuştur. Dergâha ait 109 bez torba içinde bulunan 1497 belge Müze Müdür Yardımcısı Necati Elgin tarafından tasnif edilmiş ve envanterleri çıkartılmıştır. Abdülbâki Gölpınarlı ise bu belgelerin katalogunu hazırlamıştır. Sonraki yıllarda bu arşive Mehmet Önder 192, Rusuhi Baykara, YenikapıMevlevihanesi’ne ait 764, Faik Akçınar 81, Hz. Mevlâna soyundan gelen Rifat Nazıroğlu Çelebi 101 belge bağışlamıştır. 2011 yılında mutfak üstündeki depoda bulunan evraklarında kayda geçirilmesiyle birlikte günümüzde arşivde toplam 3708 adet belge mevcuttur. Arşiv belgeleri arasında ağırlıklı olarak Anadolu dışındaki Mevlevihanelerle yapılan yazışmalar, Selçuklu Dönemi vakfiyeleri, Celâliye vakıfları, şeyh tayinleriyle ilgili belgeler ile Mevlevihanelerin tamirleri, bakımları, onarımları,projeleri ve izinleriyle ilgili belgeler bulunmaktadır. Bu arşiv belgeleri 2012 yılında Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü Kitap Şifahanesinde bakım ve onarımdan geçirilmiştir.

Mevlâna Müzesi, Âsitane olduğu için Mevlevihaneler içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bu sebeple buraya hediye ve vakfedilen kitaplar hem içerik hem de kitap sanatları bakımından nitelikli eserlerdir. Tarih boyunca Mevlana ve çevresindekilerin yarattığı fikri ve dini harekete ilgi duyanlar bu kitaplıkla da ilgilenmişler ve tarihte birçok ünlü zevat bu kitaplıkta çalışmışlar ve Mevlana ve çevresindekilerin eserlerini istinsah etmişlerdir. Eskiden rehin koyarak kitap iare etmek yaygın olarak uygulanmaktaydı. Bu yolla kitaplar uzak yerlere götürülüyordu. Mevlana Müzesi İhtisas Kütüphanesi Nr.67 deki “Divan-ı Kebir”nüshası rehin karşılığında iare edilerek Herat’a götürülmüştür. Orada kitaptan suretler çıkarılmıştır. Kitap yıllarca orada kalmış, Molla Abdu’r-Rahman Cami’nin kayınbiraderi olan Heratlı ünlü yazar ve mutasavvıf Hüseyin Vaiz el-Kaşifi kitabın kenarına notlar yazmış, sonuçta kitap tekrar Mevlana Dergahına geri dönmüştür. Kitapların sağlam bir biçimde geri dönüşünü sağlamak için Kitap iare bedelinin çok yüksek tutulduğu anlaşılmaktadır. Aksi halde çok uzak yerlere götürülen kitapların geri getirilmesi sağlanamazdı.Günümüzde yazma eserlere verilen değerin artmasıyla birlikte yazma eser kütüphanelerine olan talep de giderek artmaktadır. Özellikle Mevlevilik tarihi açısından önemli bilgi ve belgeler ihtiva eden Mevlâna Müzesi kütüphaneleri de aynı ilgiyi görmektedir. Hazini evrak arşivinde bulunan belgelerin bir kısmı Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü Şifahanesinde tamir edilerek ve sayısallaştırılmıştır.

2015 yılında Sakarya ilahiyat fakültesi ve Konya Müze müdürlüğüyle beraber yapılan proje çerçevesinde bu belgeler yayına hazırlanmaktadır.
 

Ali Canip "Konya Müzesindeki Kütüphane", Hayat, C.III, S.56, 22 Kânûn-ı Evvel 1927, s.2-3.

 



 

 
KAYNAKÇA

[2] Elgin, N., “Mehmed Said Hemdem Çelebi ve Sadrazam Mustafa Reşit Paşa”, Anıt, Yıl: 6, Sayı: 28, Konya, 1961, s. 5.
[4] Bakırcı, N., “Mevlâna Müzesi İhtisas Kütüphanesi’nin 1926 Yılında Kuruluşu”, s. 301
[6] Bakırcı, N., “Mevlâna Müzesi İhtisas Kütüphanesi’nin 1926 Yılında Kuruluşu”, s.302
[9] Bakırcı, N., “Mevlâna Müzesi İhtisas Kütüphanesi”, s.40’dan; Une Liste Des Manuscript Choisis Barmi Les Bibliothegues De Konya, İstanbul, MEB, 1951.
[10] Gölpınarlı, A., “Mevlâna Müzesi Yazmalar Kataloğu I”, Ankara, 1967; Mevlâna Müzesi Yazmalar Kataloğu II, Ankara, 1971; Mevlâna Müzesi Yazmalar Kataloğu III, Ankara, 1972; Mevlâna Müzesi Yazmalar Kataloğu IV, Ankara, 1994; Mevlâna Müzesi Müzelik Yazma Kitaplar Kataloğu, Ankara, 2003; Mevlâna Müzesi Abdülbâki Gölpınarlı Kütüphanesi Yazma Kitaplar Kataloğu, Ankara, 2003.
[13] Şahin, B., “Selçuklu’dan Günümüze”, s. 36-37.

25 Kasım 2015 Çarşamba

ILGIN LALA MUSTAFA PAŞA CAMİİ KÜTÜPHANESİ





Bekir ŞAHİN

Lala Mustafa Paşa Külliyesi 1576 1584 yılları arasında yapılan Mimar Sinan’nın, Osmanlı külliyeleri içinde önemli yer tutan yapılar topluluğudur. Lala Mustafa Paşa Külliyesi’nin çarşı ve kervansarayı ağırlık noktasını teşkil etmektedir. Vakfiyesinde külliye; cami, sıbyan mektebi, imaret, tabhane adları, çarşı (arasta), iki han fırın, mutfak, medrese, hamam, dükkanlar, çeşme - şadırvan sebil, samanlık, odunluk, hela, görevli odalarının yanında cami kütüphanesi önemlidir. Lala Mustafa Paşa Camiinde tek minareli, tek kubbeli kare planı uygulanmıştır; minber, mihrap, kürsü, mahvil ve iç süslemeler açısından orijinal mimari özelliklere sahiptir.

 Lala Mustafa Paşa vakfiyesinde: Ilgın′da birbirine bitişik kıble tarafından vâkıfın camisinin haremi ve imaretinin odun anbarı, doğudan Heftepazarı denen çarşı, kuzeyden boş arazi ve vâkıfın dükkanları, batıdan yine vâkıfın dükkanları ile sınırlı 25 adet dükkanı, bu dükkanlara Kıble tarafından odun anbarına, doğudan dükkanlara, kuzeyden ve batıdan ana yola hudut olan birbirine bitişik hânûtları, mevcut olan iki han′in haremine yakın düşen birbirine bitişik hanlar, ile bu hanlara bitişik kıble tarafından İsmail Bahçesi, doğudan umumi yol, kuzeyden haremin kapısı, batıdan iki hanın haremleri ile sınırlı dört adet dükkanından[1] bahsedilirken kütüphanenin adı geçmemektedir. Demek ki kütüphane bu vakfiyeden sonra tesis edilmiştir    Lala Mustafa Paşa camii kütüphanesi kitaplarının camiden ne zaman çıkartıldığı bilgisine ulaşılamamıştır. Ancak uzun yıllar Ilgın Müftülüğünde korunduğu görülmüştür.   Ilgın müftülüğü tarafından Lala Mustafa Paşa külliyesinde yer alan sübyan mektebine 2014 yılı başlarında taşınmış ve burada korunmaya alınmıştır. Burada bulunan 13 adet Kuran-ı Kerim  23/12/2014  tarihinde Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğüne oradan da 29/09/2015 tarihinde Konya Yazma Eserler bölge Müdürlüğüne devredilmiştir. Bu Kura’n-ı Kerimler arasında Lala Mustafa Paşa’nın Önce Suriye’nin Kuzeyinde bulunan Kuneytra  Camii’ne; sonra, bu camiye başka bir Mushaf vererek bu mushafı Ilgın Lala Mustafa Camii’ne vakfetmiş olduğu Kur’an’da yer alan vakfiyeden anlaşılmaktadır. Üç hilal filigranlı kağıda muhakkak hatla yazılan, 265 demirbaş numarasıyla ılgın Müftülüğü kütüphanesinde de kaydı bulunan bu Mushaf hat, tezhip ve cilt yönüyle nefis bir eserdir. Adı geçen camiye ait olan   diğer Kura’ı Kerimlerde kitap sanatları ve kitap vakfiyeleri açısından incelenmeye değerdir.

Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü ve Ilgın Müftülüğü uzman ve görevlilerinden oluşturulan bir komisyon marifetiyle 08/11/2015 tarihinde kütüphanede bulunan kitapların tekrar tespiti yapılmıştır. 

Komisyonca 159 adet yazma ve 384 adet matbu kitap tespit dilerek bu kitaplar Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Bu sayım esnasında bu kütüphaneye ait kütüphane kayıt defteri ortaya çıkmıştır. Bu defterde anılan kütüphaneyle ilgili bir takım sorulara da cevap bulunmuştur. Bu deftere göre:

Ilgın Müftüsü Seydişehir kazası Çalmanda köyünden Abdullah Hilmi b. Muhammed Efendi mülkünde olan 238 adet kitap camii şeriften çıkarılmamak üzere erbabı tarafından mütalaa edilmek üzere vakfedildiği ifade edilmektedir. Ayrıca bu kitaplardan otuz üçünün adı geçen müftünün kayınpederi Bozkırlı Said Efendi Hoca’ya ait olduğu bilgisi de yer almaktadır. Bu defter 1952 tarihinde Hüseyin  b. Muhammed Emin Konevi tarafından düzenlenmiştir.  238 kitap konularına göre ayrılarak tek tek isimleri verilmiştir.

Buradaki özellikle yazma eselerin zahriye ve unvan sayfalarında kitap vakfiyelerine de rastlanmıştır: Buraya kitap vakfeden vâkıflar arasında; Teslime Hatun ve Muhammed Efendi b. Murad Efendi isimleri dikkati çekmektedir. Selvi Zade Muhammed Efendi b.Süleyman Efendinin de vakıf kitabı bulunmaktadır. Ayrıca Hacı Numan Efendinin 1280(1863/1864) tarihli bir vakıf kaydına da rastlanmıştır. En eski vakıf kaydı ise 1205 (1790/1791) tarihlidir. Bazı kitaplardaki kayıtlar ise 1288 (1871/1872 )tarihlidir. Bu vakfiyelerden anlaşıldığına göre Ilgın Lala Mustafa Paşa Külliyesi’nde yer alan camide bulunan kütüphane külliye yapıldıktan çok sonra tesis edilmiştir. Ilgın’da Lala Mustafa Paşa Camii’nde  999 H. (1590/1 M.) yılında 73 kitapla aynı adla Ilgın’da kurulduğu düşünülen bu kütüphane önemli bir cami kütüphanesindir.

Ilgın Şeriyye sicinde: Ilgın kazasında bulunan Mustafa paşa vakfı şerifi Büyük Camii şerifi derununda bulunan 90 adet kitabın ismleri zikredilmiştir. Bu belge  27 zilhicce 1286 ( 30 Mart 1870) tarihlidir.( Ilgın ŞS,261, s.186.) Konya Vilâyeti Salnamesinin 1305/1887  yılına ait nüshasında (S. 246) bu kütüphanede kitap mevcudu 30’ dur, 1317 /1899  yıllığında 100 yazma 11 basma eserdir. (S.124); Maarif salnamelerinde 1316 /1898 ve diğer yıllarda kitap sayısı 73 tür.

 Kütüphanenin koleksiyonu medrese öğrencilerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek dinî ilimlerle ilgili zaman zaman sayılar değişse de son zamanlarda 500 civarında eserden oluşmaktaydı.



[1] Konya Yusuf Ağa Kütüphanesinde 7710 numaralı defterde bulunan Ilgın’da “Lala Mustafa Paşa Vakfı” na ait Şevval 985 hicri (Aralık 1577 M.) tarihli Arapça vakfiyenin çevirisidir.

BAHNAME

                                                                                           Haz: Bekir ŞAHİN Aslında, Batı dünyasınd...