Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

. NAHCİVAN MÜMİNE HATUN KÜMBETİ

Çizim numara: 88-116 Resim numarası: 243-281 Yeri ve Adı: Nahcivan şehir merkezinde, Medeniyet Nazırlığı binasının yaklaşık 150 m. batısındadır. Halk arasında “Atabey Künbezi” olarak bilinen tapı seyahatname ve yayınlarda “Atabey Türbesi”, “Han Kulesi” ve daha yaygın olarak kitabesinde geçen ismiyle “Mümine Hatun Kitabeti olarak adlandırılır. Kitabe: İnşa Kitabesi: Gövdenin üst cepheleri dolaşan şeritte yer alan Arapça kitabe, kûfî hatla tek satır olarak yazılmıştır. Kitabenin son kısmı Farsça’dır * Türkçesi: “Rahman olan Allahın adıyla-Bu meşhedin inşasını Melik-Adil-Müeyyed-büyük Mansuar Şmeseddin-Nusretül İslam v’el Müslümün…. Cela’üd-dünya ve’d-din İsmetül İslam v’el müslimîn emretti. Mümine Hatun ona Allah rahmet versin. Onu Rüzgâr gibi tanırım yadigârı olarak hatırlarız. Kem gözlerden korunsun.” Tarihi kitabesi: Takapıyı kuşatan bordur üzerindeki dikdörtgen pano içinde ki kitabe kûfî hatla tek satır olarak yazılmıştır. * Türkçesi: Muharrem ayının 582 tarihinde.” Usta Kitabesi: Taçkapı kemeri ü…

Sultan Hamid’in Özellikleri

Sultan Hamid’in yatak odası kendisine ait dairenin birinci katındaydı. Bu daireye çimento döşeli bir yoldan ve camlı bir kapı ile girilirdi. Kapının iç tarafı küçük bir taşlık olup buraya açılan bir kapıdan iki basamaklı bir merdivenle salona çıkılırdı. İşte Sultan Hamid’in yatak odası bu salonun sol tarafındaydı.             Yatak odası girilince sol tarafta bir paravan, bunun arkasında da Hünkâr’ın karyolası vardı. Hünkâr’ın belirli bir yatak odasının olmadığı ve yerde yattığı hakkındaki söylentiler uydurmadır.             Abdülhamid’in en çok okuduğu, daha doğrusu okutmak suretiyle dinlediği kitaplar polisiye romanları, cinayet hikâyeleri ve seyahatnamelerdi. Yıldız Sarayı’nda bir Tercüme Dairesi vardı. Buraya memur edilen kişilerin unvanı “Mâbeyn-i Hümâyûn Mütercimi” idi. Bunlar arasında Sadrazam Hakkı Paşa, Rüsumat (Gümrük İdaresi) Müdürü Sırrı Bey, Hariciye Tercüme Kalemi Müdürü Nişan ve Safer Efendiler gibi zâtlar vardı. Bunların başlıca görevleri, Avrupa’da yayınlan…

Bekir ŞAHİN İLE EL YAZMASI ESERLER ÜZERİNE MÜLAKAT

Yazma eserleri sıradan kitaplardan ayıran özellikler nelerdir? Sizin yazma eserlere yüklediğiniz özel bir anlam var mıdır ? 
Yazma eserler, el yazması çağı olarak nitelenen matbaadan önce yaşanan ve metinlerin el ile yazılarak nakledilen ürünlerdir. Bu dönem insanlık tarihi kadar eskidir. Osmanlı’ da 13./19. Yüzyıl da matbaanın dünyaya yayılmasına rağmen 20. Yüzyılın başlarına kadar uzanır. Bundan dolayı Osmanlı İslam medeniyeti eserleri sayısı bakımından batı medeniyetinin önündedir. Bu eserlerin her biri, mücellidinden hattatına, kâğıt yapanından aharcısına 10’dan fazla sanat ve zanaat erbabının emeğini üzerinde barındırırlar. Yine bu eserlerde, müellifinin, müstensihin, onu okuyan talebenin, onu tetkik eden âlimin ruhlarını hissedersiniz. Yazma eserler her zaman canlı kalmıştır, kalmaya da devam etmektedir. Yazma eserlerin adı müellifi aynı bile olsa istinsah edilen her nüsha orijinaldir. Çoğaldıkça kendi hikâyelerini barındırır. Dolaştıkları coğrafyaları bizlere tanıttıkları gibi sah…

Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü Kütüphanesinde Bulunan F. Nafiz Uzluk Koleksiyonundaki Tıp Tarihi ile ilgili Eserler

                                                                                                       Bekir ŞAHİN*
Yazma eserler medeniyet tasavvurumuzun birinci derece kaynaklarıdır. İnsanlığın ortak kültürel mirası sayılan bu eserleri her nesil devraldığı zenginliğe ilaveler yaparak bir sonraki kuşağa aktarmıştır. Bazen tarihi ve siyasi olaylar ilim ve sanat eserlerini akıllara durgunluk verecek tahribata maruz bırakmışsa da bazı fedakâr şahısların gayretleri, bu tür eserleri günümüze kadar taşımıştır ki; bu kişiler sayesinde yazma eserlerimizin mevcudiyeti muhafaza edilebilmiştir. Türk Milleti’nin zengin birikimlerinin bilincinde olan ve ömrünü adayarak bu büyük milletin değerlerini koleksiyonunda toplamaya çalışan önemli şahsiyetlerden biri de merhum Prof. Dr. Feridun Nafiz Uzluk ’tur. Tıp alanındaki maharetine ilâveten, tam bir kültür adamı hüviyetiyle, gerek Tıp Tarihi, gerek Kültür ve Sanat Tarihi, gerekse Mevlâna ve Mevlevîlik ile ilgili pek çok kitabı ve dokümanı arşivinde top…