19 Şubat 2017 Pazar

Bolvadin’de Ahi Teşkilatı ve Bir Ahi Şeceresinin Tanıtımı



                                                                                                               Dr. Muharrem Bayar
Arşiv Vesikalarına göre:                                                                           Araştırmacı-Yazar
                                                                      
Bolvadin’de Ahi Teşkilatı ve Bir Ahi Şeceresinin Tanıtımı
“Hak ile sabır dileyip.bize gelen bizdendir.
                                                           Akıl ve ahlak ile çalışıp,bizi geçen bizdendir.”
Alperenler,Gaziler,Abdallar,Bacılar adı verilen teşkilatların;Anadolu’nun Türkleşme sinde büyük rolü olmuştur.Bu topluluklar arasın da Ahilerin çok önemli bir yeri olduğu gerçektir.
           Şehirlerin dışında kırlara kurulan zaviyeler emniyet ve konaklama hizmetlerini yaptıkları gibi ıssız ve korkulu yerleri görüp,gözetmek için tekke kurup yerleşmişlerdir.Sefer olduğu zaman asker gönderen zaviyelerde vardır.[1]O yıllarda ulaşım çok zor olduğu için ticaret ve ziyareti büyük ölçüde kolaylaştırmış emniyet altına almıştır.Çünkü yol boyunca menziller köyler zaviyeler ve kervansaraylar hesaplanarak itina ile yerleştirilmiştir.Prof. Dr Taeschenen ‘in “zaviyeleri ,ribatları,kervansarayları ile yol medeniyetinin kurucusu Türklerdir” diyerek konunun önemini belirtmiştir.
          Maddi imkanları olanlar gelenlerin,gidenlerin,gezginlerin;kendisi gibi Asya içlerinden gelenlerin konaklamaları,yiyip içmeleri,birkaç gece barınmaları için ”Zaviye” adını verdikleri sosyal kurumları kurmuşlardır.Zamanla bu kurumların çevresinde çiftlikler, köyler, mezralar, kasabalar kurulmuştur.Şehirlerin kenarına kurulan zaviyeler etrafına binaların yapılması ile yeni mahalleler doğmuş;şehirler büyümüştür. Ahiler;   esnaf, sanatkar, tüccar ve diğer meslek dallarındaki meslek adamları olarak şehirlerde sosyal ve ekonomik düzenin kurulmasının yanı sıra kültürün de gelişmesini sağlamışlardır.
          Büyük bir iktisadi-içtimai birliğin merkezi ve eski Türk-İslam şehirlerinin özelliğinin mirasçısı olan Osmanlı şehirleri,fiziki tekamül,iktisadi ve sosyal teşekküllerin yönünden birbirine benzer.Genellikle kale,cami,mescit,imaret,han,hamam,bedesten,çarşı ve çeşitli iş kolları ile Osmanlı şehirleri birbirinin aynıdır.

1.Ahilik ve Fütüvvet
            Ahilik XIII.Yüzyıldan,XX.Yüzyıla kadar Anadolu’daki esnaf ve sanatkarlar birliklerine verilen addır.
            Sözlük anlamı:Arapça da “kardeşim” demektir.
            Terim anlamı:Belli safhalarda  esnaf ve sanatkarlar birliği demektir.
            Örgüt anlam:XIII.yüzyıldan başlayarak XX.yüzyıla  kadar süren;Anadolu şehir, kasaba,köylerindeki esnaf  ve sanatkarlar kuruluşlarının  eleman yetiştirme ,işleyiş ve kontrole düzenleyen bir kurumdur.[2]
           Fütüvvet ülküsü ,IX.yüzyıldan beri Türkistan’da  ve İran’da n Anadolu’ya kadar olan sahalarda,esnaf ve sanatkarlar arasında yaygındı.Fütüvvet,Arapça’da“feta” kelimesinden türetilmiş bir sıfattır.Yiğitlik,cömertlik anlamına gelir.
          Selçuklu Sultanları Anadolu’da fethettikleri yerlere ilk iş olarak cami,medrese ve zaviye inşa etmişler;ticaret ve sanat erbabını buraya yerleştirmişlerdir.Anadolu’ya gelen sofiler ve dervişlerin de fütüvvet-ahilik geleneği ile yakın ilişkisi vardır.
         Anadolu’da Ahi teşkilatının,Ahi Evran,Şeyh Nüsirü’t-din Mahmut el-Hovi(H.567-H.660) (M.1175-M.1262) isimli mutasavvıf kurmuştur.[3]
          1205 yılında Kayseri’ye gelmiş,Şeyhi Evhaduddin Kirmani ile Anadolu’yu dolaşarak “Ahi Teşkilatını” kurmuş ve yaymıştır.Şehirlerden köylere kadar büyük bir nüfusa sahip olmuştur.Devletin zayıfladığı XIII. Yüzyılın ikinci yarısında devlet otoritesine destek olmuştur.[4]Fütüvvet-Ahilik zümreleri büyük şehirlerde çeşitli gruplar halinde,teşkilatları ayrı ayrı zaviyeler kurmuşlardır.[5]Büyük şehirlerdeki ahiler mesleğe ve sanata ait bütün işleri yönetir,ihtilafları çözer,devletle esnaflar arasındaki ilişkileri düzenlerdi.Ücretler tayini ,mal cinslerinin ve fiyatlarının tespitini yapardı. 
Ahiliğe ilk girenlere ”çırak” ya da yiğit denir.ahilik daha sonra kazanılırdı.Ahilerin üzerinde sırayla  nakipler,halifeler ve şeyhler vardır.Şeyh esnaf birliklerini başkanıdır. ”Şeyhü’l-Meşayıh”(şehyler şeyhi) ise bütün esnaf birliklerinin başkanıdır.[6]
            Ahiler diğer taraftan köylere kadar yayılarak alp(sipahi) ile ilişki kurmuşlardır.XI ve XV.Yüzyılda  Anadolu’da devlet adamları ,kadılar,müderrisler,tarikat şeyhleri,büyük tüccarlar ahi teşkilatına girmişlerdir.[7]Aşık Paşazade tarihinde ,Osmanlı Devletinin kuruluş döneminde  kuruluş döneminde ,Anadolu içtimai bünyesinin   temelini  oluşturduklarını bildiren 4 zümre arasında “Ahiyan-ı Rum”(Anadolu  Ahileri)da vardır.Diğerleri Gaziyan-ı Rum,Abdalan-ı Rum ve Bacıyan_ı Rum’dur.[8]
            Osmanlı Devletini kuruluşunda ahilerin rolü büyüktür.Osman Gazi’nin kayınpederi Şeyh Edebâli nüfuzlu bir ahidir.Osmanlı Devletinin manevi kurucusudur.Orhan Gazi bir ahilik unvanı olan “İhdiyara’d-din” kullanarak  “şed” kuşanmıştır.I.Murat’ta “şed”  kuşanmış bir ahidir.Fetihlerde ahilerle,dervişlerin büyük rolü olmuştur. [9]
            Ahilerin  yaşayışları fütüvetnamelerde tespit edilen  ilkelere uygun olur.Dünya malına rağbet etmezler.Her bir ahi ancak  18 dirhem (yaklaşık 55 gr.)gümüşü eşit servet edinebilir.Hepsinin bir sanat ve mesleği vardır.Helalinden kazanır,yoksula yardım eder.Cömerttir,alim ve ilmi sever.Alçak gönüllüdür. Nefsine  hakimdir.Beylerin zenginlerin kapısına gitmez.Ünlü gezgin İbn-i Batuta Seyyahatnesi’nde  ve Burgazi Fütüvetnamesin de
bu özellikler yazılıdır.[10]
2.Bolvadin
Ege Bölgesinin,İç batı bölümünün dördüncü büyük şehridir.[11] Konya-İstanbul karayolunun üzerindedir. Afyon-Konya karayolundan 10 km. içeridedir .İl merkezine 60 km,Emirdağ İlçesine 30 km.dir. Afyon  İlinin en büyük ilçesidir. Nüfusu 55.000,yüzölçümü 1108 km.dir .Ortalama yüksekliği 1016 m.
            2.1.Tarihi:Bolvadin Ovası  Arkaik Devir öncesinde bir iç denizdir. Kazılan her yerden,  bu iç denizin kalıntısı olan deniz hayvanlarının kabukları çıkmaktadır. Dördüncü Jeolojik zamanın başlarından meydana gelen büyük depremlerde Kara Deniz ’in bulunduğu kara parçası çöktü. Daha sonra Ege ve Marmara Denizinin olduğu yerler çökerken, Anadolu Yarımadası yükseldi. Bu değişimler sonunda iç deniz kurudu. Eber Gölü ve Akşehir Gölü bu iç denizin kalıntısıdır. Antik  Dönemde Eber Gölü’ne Kırk Şehit Gölü  deniyordu. Charles. Texiere bu göle  Quatrante Martyres (Kırk Aşık Gölü)diyor.[12]

Bolvadin ve civarına iskan 10 bin sene önce başlamıştır. Çevrede bulunan antik malzemeler bunun kanıtıdır. M.Ö.295 yılında meydana gelen büyük depremde sonunda ,yer kabuğunun kırılması ile sıcak sular fışkırdı. Heybeli Kaplıcası  bu devirde meydana gelmiştir.M.S.222 ve235 yıllarındaki depremde Polybotum yıkıldı. Bolvadin Ovasının her yerinden sıcak sular fışkırdı. Bu sular zamanda kayboldu. Dura Yerindeki  sıcak su yakın zamana kadar pınar halinde akıyordu. Dipevler yakınındaki sıcak su kaynağı da uzun süre kullanıldı. Hamamlar yapıldı. Bu sular 200 sene öncesine kadar kullanılıyordu. Bu nedenle bu bölgeye Hamamlı deniyordu. Daha sonra bu sularda kayboldu. Antik devirde Termal  tesislerinin sıralandığı bu vadiye antik devirde Phrygia Salutaris(Şifalı Frigya) deniyordu.
Antik Kral Yolu buradan geçmiştir. Tarihi İpek Yolu da buradan geçiyordu . Asırlar boyunca doğuyu-batıya bağlayan en önemli yolların tek geçiş noktasıdır. Bu yolların üzerindeki Akarçay üstüne  çeşitli zamanlarda muhtelif köprüler yapılmıştır. Bu köprülerden Kırkgöz Köprüsü Anadolu’nun en eski ve en uzun taş köprülerindendir. Kırkgöz Köprüsü ile ilgili en eski kayıtlar M.Ö.1344 tarihli olup,Ankara Anadolu Medeniyetleri müzesindedir.4 bin yıllık geçmişi olan  köprünün uzunluğu 400m.genişliği 4m. olup,64 gözü vardır .Bu yolun Bolvadin-Çay arası kademe kaplıdır.[13]
            10 bin yıllık bir geçmişi olan Bolvadin ,Anadolu’daki bütün devreleri yaşamıştır. Çevrede bulunan malzemeler arkaik ve antik çağın bütün devrileri yaşadığını gösterir. Frigya Döneminde önemli bir yerleşim merkezi olduğu Bolvadin Müzesinde sergilenen eserler gösterir. Bu devirde Anadolu’nun en önemli yerleşim bölgelerinden olan   Frigya Vadi ’ si Kütahya/Afyon sınırı ve Eskişehir/ Han İlçesinden başlar,Akşehir’e kadar uzanır. Bu vadideki ki şehirler  Antik devirde çeşitli savaşlar sonrası yakılıp,yıkılmış bu nedenle Parereos Phrygya(Yanık Frigya) ismi ile de anılmıştır. Bolvadin Frigya Döneminde  bu vadinin en önemli şehirlerinden birisi idi.  Bu devirde dini ve korunma amaçlı Yedi Kapı Yeraltı  Şehri yapılmıştır.3 katlı ve kilometrelerce uzunluğundadır.
            Roma Döneminde hızla gelişti. 133 yılında  Roma Kralı Hardianus’un Polybotos’u (Bolvadin) ziyareti ile şehir imar edildi. Bu ziyaretin anısına şehir para basılmıştır. Paraların bir yüzünde şehrin korucusu Zeus Alsanos,diğer yüzünde Kral Hadrianus ’un  portresi vardır.
            Bizans Döneminde Polybotum ismi ile anıldı. Ünlü Bizans Tarihçisi Anna Komnena Alexiad isimli eserinde Bolvadin’in önemli bir şehir olduğunu İznik ve Efes konsüllerine temsilci gönderdiğini yazar.
            Polybotos’u ,Malazgirt Zaferi’nin hemen sonunda 1107 tarihinde Emir Menkülek   fethetti. İsmi Bolvadin olarak değiştirildi. Zaman içinde Türkler ile Bizans arasında el değiştirdi.1116 tarihinde  Bolvadin ovasında Bizans la yapılan Bolvadin Savaşı ve sonunda yapılan Bolvadin Anlaşması ile bu bölge kesin olarak Türklerin eline geçti. Bu sırada Bolvadin’i  valisi Emir Buga idi.[14]
Selçuklular Döneminde XII. asrın başlarında aşiretlerin iskanı başlamıştır .Zamanla çeşitli Türkmen Aşiretlerinin iskanı ile yeni köyler kurulmuş,eski köyler yeniden imar  edilmiştir. Bölge kısa zamanla Türkleşmiştir. Bolvadin civarına Avşar,Çebni,Karkın.Yazır Aşiretleri iskan oldu[15]XII. asırdan XIX .asra kadar  çeşitli aşiretlere bağlı 100’den fazla cemaat Bolvadin ve civarına konup,göçmüştür.[16]
Selçuklular zamanında Karahisar-ı Devle  vilayetinin önemli kazalarından birisidir. Bu dönemde şehirleri yıkan,köyleri yok eden,Haçlı Seferleri  (1096-1099) Anadolu’yu harabeye çevirdi, iskan olan aşiretlerin büyük bir kısmı dağıldı. Bu devirde Bolvadin merkezinde 11 mahalle , 60 köy ,30 mezra vardı. Bolvadin’e bağlı  12 nahiye ve bağlı toplam köy sayısı 326 civarındadır.
Selçuklular  zamanında  camiler ,mescidler, çeşmeler,hanlar,hamamlar,mektepler medreseler,köprülerle süslenmiştir. Bu eserlerden yalnız Alaca Camisi(1271) günümüze kadar gelebilmiştir.[17] Bu devrin önemli olaylarından  Cimri Olayı(Şeyhzade Siyavuş’un isyanı) Kemerkaya Kasabası yakınlarındaki 1278  yılında Yedi Kapı mevkisinde  olmuştur.[18]Bu  olay sonunda  köylerin bir kısmı dağıldı.
            Selçuklu Devletinin yıkılmasından sonra  Karamanlı,Germiyan ,Eşrefoğulları ve Sahipata Beyliği arasında el değiştirdi. Çarşı Camisinin olduğu yerde Eşrefoğlu Mübariziddinzade Süleyman oğlu Mehmet Bey 1320 yılında bir cami ve külliyesini yaptırmıştır.[19]  Bolvadin’i Sultan I. Murat 1362 yılında Osmanlı topraklarına katmıştır. 1402 Ankara  Savaşından sonra kısa süre el değiştirmiş,1429 tarihinde kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır.
            2.2.İdari Yapısı:Fatih Sultan Mehmet  zamanında yapılan idari düzenlemede, Bolvadin Anadolu Eyaletinin önemli kazalarından birisi oldu. Eyaletin merkezi Kütahya  vilayetidir Zamanla Ankara’da eyalet merkezi oldu.1839 tarihide yapılan yeni düzenleme ile vilayet merkezi Hüdavendiğer ismi ile teşkilatlanan Bursa olmuştur. Hüdavendiğar Vilayetinin Bursa,Karesi(Balıkesir),Ertuğrul(Bilecik),Germiyan(Kütahya)Karahisar-Sahip (Afyon)  ismin de 5 sancağı vardı.
Hüdavendiğar Vilayetine bağlı olan Karahisar-ı Sahip Sancağı iki Muhassılığa ayrıldı. 1.Karahisar-Sahip Muhassılığı::Merkez,Baklan,Çal,Çivril,Geyikler(Dinar),Sandıklı,
Sincanlı,Şaphane  ve Şeyhlü
2.BolvadinMuhassılığı:Bolvadin,Çay,İshaklı,Şuhut,Çölabad,Karamık,Musluca(Emirdağı)Bayat,Han,Nevahi-i Barçınlı[20].

2.3.H.937/M.1530 tarihinde  Bolvadin Kazası(Cihet-i Kaza)[21]
Tımarhane-i Zu’ama Hassaha-i Cem’an Kaza
ve Erbaba-ı Tımar Mir-Liva –i Bolvadin

Kasaba:1                                Karye.1                       Kasaba:1
Mahalle:11                             Neferan:34                 Mahalle:11
Kura:   40                               Mu’af:7                      Kura:42
Mezra:8                                  Kura.2                        Mazra.8
Çiftlik :1                                Hane:25                      Çiftlik:1
Bazar:1                                   Hasıl:8.989                 Akçapazar.1
Cemaat-ı Yörükan.4              Hassaha-i Mir-Liva   Cemaat-ı Yörükan.4
Neferan:2.223                        Piyadegan                   Medrese:1
Re’aya :ı.510                         Karye:1                      Neferan:2
Yörükan.713                          Neferan:32                 Re’aya:1.576
Mücerred:27                          Hane::24                     Yörükan:713
Kura:64                                  Kura:4                        Mücerred.27
Muaf:443                               Hane:25                      Kura:70
Hane:1.689                             Hasıl:3.210                 Muaf:474
Re’aya:1.052                          Hane.1.738
Yörükan:638                          Hasıl:176.628             HASIL:163.979

            H.937/M.1530 tarihinde Karahisar-ı Sahip Sancağının.Bolvadin, Sandıklı, Şuhut, Barçınlı (Bayat),  isimli 5 kazası vardı                   

Cemü’l-Cami (Genel Toplam)
Liva-i Mücerred:509             Neferan:19.540          Re’aya:1.798
Kaza:5                                    Kura:1.115                 Yörükan.1.466
Şehir:1                                               Mu’af:4.989               Gebran:94
Kasaba:4                                Hane:12.927               Ermeniyan:79
Mahalle:62                             Re’aya:11.573                        Yahudiyan:15
Kura:629                                Yörükan:1.266          
Mezra :261                             Gebran            :88
Çiftlik:64                               Ermeniyan:73
Bazar:7                                   Yahudiyan:15
İhtisap:1                                 Hasıl:1.840.069 akça
İhzar:1                                                                       Kal’a:1
Cemaat-ı Yörükan:13                        Sabunhane:2               Medaris:6
Dizdar:           1                      Kethüda:1                   Topçuyan:8
Mustahfazin:33                      Hisseha’an karye:8

2.4.Bolvadin Ahi Teşkilatı:Bolvadin Ahi Teşkilatının kesin olarak ne zaman kurulduğu ait bilgiler tespit edilememiştir.Selçuklular zamanında kurulmuş olması gerekir.Çünkü  Selçuklu Sultanı Alâaddin Keykubad’ın Bolvadin’deki vakıf arazileri ile Ahi Mehmet Zaviyesinin vakıf arazileri  iç içedir.Ve vakıf tarihleri birbirine yakındır.İlk kesin bilgiler Sultan II.Murat Dönemine aittir.Padişah Edirne’de  Avrupa’dan gelecek tehlikelere karşı hazırlıkla meşgul olmasını fırsat bilen Karamanlıoğlu  İbrahim  Bey H.847/M.1443 yılında Osmanlı topraklarına saldırdılar. Bolvadin, Beypazarı, Seyitgazi,Kütahya ve Ankara taraflarını yağmaladılar.Pek çok insan öldürdüler.Bu olaya çok üzülen Sultan II.Murat oğlu Amasya Sancak Bey’i Alâaddin Bey’i Karaman üzerine gönderdi. Kendiside  Kütahya,Seyitgazi üzerinden Bolvadin’e geldi.[22]O sırada Bolvadin Ahi Teşkilatının başında  Ahi Mehmet  bulunuyordu.Fatih Sultan Mehmet Karaman Seferi dönüşünde Ahi Mehmet Dedeyi ziyaret etmiş,Sultan Alâaddin Vakfından birkaç tarla ile Adagöl Köyünü vakfına katarak, vakfı ihya ettiği zaviyenin H.1308/1890 tarihli tevliyat vesikasında  belirtilmiştir.
           Der- devlet-mekine arz-ı da'i-i kemineleridirki:
   Nezaret-i Evkaf-i Hümayun-ı malükaneme mülhak evkaftan Karahisar-ı Sahib Sancağı dahilinde Bolvadin Kazasında vaki' cennet-mekan Sultan Murat ve Sultan Mehmet Han tabe-i serahman ayende ve revandeye it'am-ı taam içün ihdas ve tanzim ve ber-vech-ihasbi tevliyatı dahi Ahi Mehmed evlad-ı zükuruna şart ve ta'yin eyledikleri Ahi Mehmed Zaviyesine evladiyyet ve meşrutiyyet üzere tevliyat ciheti iki yüz kırk sekiz senesi Cemaziye'l-ahirinin evaili tarihiyle ber-vech-i iştirak uhdelerinde olduğu kayden tebeyyün iden Ahmet ve Veliyyyüddin ibn-i Emrullah müştereken mutasarrıf iken mezbur Veliyyüddin sulbi oğullan Mehmet ve Hasan Basri naman iki nefer evladına terk eylediği ve cihet-î mezküre ise evladiyet ve meşrutiyet üzre tasarruf oluna geldiği kaza-i mezbur mazbatası vefatıyla berat-ı ali- şan musaddjik-ı münifinden anlaşılmış ve bu misilli evladiyyet ve meşrutiyyet üzre tasarruf oluna gelen cihetin mutasarrıfına hail-i vukuunda evlat ve ahfadına tevcihi nizam-ı seniyye iktizasından bulunmuş olmağla nısf-ı hisse-i mezküre müteveffa-i mezbur Veliyyüddin'in mahlulumdan sulbi oğulları Mehmet ve Hasan Basri uhdesine ber-veche hasbi tevcihi ve zaviye-i mezküre mahallinde el-yevm mevcud ve ma'mur olduğundan müma’'ileyh ma yedine bir kıt'a berat-ı şerif-ali-şan sadaka ve ihsan buyurulmak ricasına bi'1-iltimas paye-i serir-ilaya arz ve i’lam olundu, Fi’l  yevmi’l-ışrın min Muharremi-ü'l-Haram li-sene semane ve selase-miete ve Elf.(H.1308/M.1890)[23]
Ahi Mehmet Zaviyesi vakfının  Fatih Sultan Mehmet tarafından ihya edildiğini gösteren  belgelerden biriside  bu berattır.Bolvadin kazasına  bundan akdem   cennet-mekan firdevs-i aşiyan merhum ve mağfur lehuma Sultan han ve Sultan Mehmet Han hafidanlarının  vakf ve ihya buyurdukları Ahi Mehmet zaviyesinin yine kasaba-i mezbure  murur ve ubur iden  fukaraya itaam-ı tam eylemek şartıyla  vakf-ı sahih-i şer’i  ile vakf buyurdukları zaviye-i merkumun  mutasarrıfı olan Veliyyüddin  fevt olup,evlad-ı zükuru olmağla erbab-ı istihkakdan………” [24]

2.5.Bolvadin ve civarında Ahilerin kurduğu yerleşim Birimleri:
XVI.Yüzyıla ait mühimme defterleri,tapu tahrir defterleri,emasili yörükan defterleri (16.Yüzyıl Karahisar-ı Sahib Defteri Tapu Kadastro Gn.Md.Md.arşivinde 141 nolu defter) daha sonra tutan Karahisar-ı Sahib ve Bolvadin Şeriyye Sicilleri taranarak;ahilerin kurdukları köyler,mezralar,çiftlikler,mahalleler ve zaviyeleri tespit edilmiştir.




Sıra No
Kurulan Birimin Adı
Bağlı bulunduğu yer
Geliri(Akça)
Niteliği
    1.
Abdaloğlu
 Barçunlu
2978
Zaviye
    2. 
Adagöl
 Bolvadin
600
Zaviye
    3.
Ağzıkaraköy
 Şuhut
1980
Zaviye
    4.
Ahi Bolca
 Eymür-Karahisar
70
Zaviye
    5.
Ahi Hayran
 Şuhut
1800
Zaviye
    6.
Ahi İsmail
 Mihail-Karahisar
500
Zaviye
    7.
Ahi Kabil
 Barçunlu
500
Zaviye
    8.
Ahi Recep
 Karahisar
350
Zaviye
    9.
Ahi Selçuk
Bolvadin(Dişli Kasabası)
650
Zaviye
   10.
Ahi Sinan
Karahisar-ı Sahib
480
Zaviye
   11.
Ahi Ümmetli
Şehrabad
451
Zaviye
   12.
Ahici
Barçunlu
200
Mezra
   13.
Akçain
Bolvadin
230
Karye
   14.
Akçayır
Barçunlu
300
Mezra
   15.
Akınhöyüğü
Bolvadin
340
Zaviye
   16.
Ali Fakılı
Karahisar
1184
Zaviye
   17.
Avşarlı
Bolvadin
300
Mezra
   18.
Basri Seydi
Barçunlu
1310
Zaviye
   19.
Bazar-ı Nakib
Şuhut
620
Zaviye
   20.
Bazar Kışlası
Bolvadin
720
Zaviye
   21.
Bazar Viran
Bolvadin
340
Zaviye
   22.
Bozuk(İlyas Bey)
Bolvadin
600
Zaviye
   23.
Çerçi Turgut
Karahisar
340
Zaviye
   24.
Çobanoğlu
Bolvadin
120
Zaviye
   25.
Obrucak
Bolvadin
240
Zaviye
   26.
Ebu’l-Hasan
Karahisar
300
Zaviye
   27.
Efendi
Karahisar
320
Zaviye
   28.   
İncili Bük
Çay İlçesi
12358
Zaviye
   29.
Göksu
Barçunlu
340
Zaviye
   30.
Günbey
Bolvadin
420
Zaviye
   31.
Kara Yülük
Karahisar
240
Zaviye
   32.
Kemalü’d-Din
Karahisar
460
Zaviye
   33.
Kumluca
Bolvadin
230
Karye
   34.
Melik Gazi
Barçunlu
300
Zaviye
   35.
Nazar
Karahisar
440
Zaviye
   36.
Oyum Ağaç
Bolvadin
2318
Zaviye
   37.
Sakin
Karahisar
200
Zaviye
   38.
Saru-Lala
Barçunlu
1863
Zaviye
   39.
Seyyad Cüneyt
Karahisar
2360
Zaviye
   40.
Seyyid Ebu’l-Vefa
Karahisar
3270
Zaviye
   41.
Sinan Halife
Karahisar
440
Zaviye
   42.
Şeyh Barç
Sandıklı
540
Zaviye
   43.
Şeyh İsmail
Karahisar
6450
Zaviye
   44.
Şeyh İlyas
Karahisar
400
Zaviye
   45.
Şeyh İvaz
Şuhut
320
Zaviye
   46.
Şeyh Oğul Bey
Karahisar
800
Zaviye
   47.
Şirin Baba
Karahisar
800
Zaviye
   48.
Yağlı Dede
Bolvadin
420
Zaviye
   49.
Yassı Karkın
Bolvadin
580
Zaviye
   50.
Yörük Mezarı
Karahisar
540






















   



























                      Arşiv vesikalarından elde derlenen bu yerleşim birimlerinin büyük bir kısmı bugün yoktur.Bazıları tapu sicil defterlerinde yer,mevki ismi olarak günümüze kadar gelmiştir.Bir kısmı da isim değiştirerek günümüzde hala varlığını sürdürmektedir.Yukarıdaki isimle varlığını sürdüren çok az yerleşim birimi vardır.Zaviyeler,kaybolmuş,sadece haziresin de mezarlar topluluğunda),şeyh veya ünlü kişilerin adları türbe olarak varlığını sürdürmektedir.Bolvadin Ahi Mehmet,Şeyh Melik,Halil Dede,Şeyh Ali Sıtkı Dede,Postal Dede,Şeyh Yunus;Çay’da Yusuf Sinan,Eber  Kasabasında Ahi Evran;Sultandağın ’da Ahmet Remzi,Yakasenek’de Ecem Sultan,Seydilerde Seyyid Hasan Basri,Göynük’te Yargeldi Sultan ve Akşemseddin;Afyon’da; Yarenler,Cenkçi,Ahi Efendi,Çerçi Turgut türbeleri bunlardan birkaç tanesidir.


























Karahisar-ı Sahib(Merkez)
Kaza-i Bolvadin
Kur’a:26
Kur’a:4
Mezra:3
Mezra:1
Çiftlik:26
Çiftlik:6
Zemin:48
Çayır:1
Bağçe:11
Dekakin:5
Asiyab:37
Bağ:3
Dekakin:224
Bağçe:1
Hamam:4
Zemin:2
Başhane:3
Hane:137
Furun:2
Mücerred:6
Karbansaray:3
Mu’af:36
Cami:3
Hasıl:19.526
Tahun-hane:3
Cem’an Evkaf
Çayır:5
Kur’a:57
Hane:515
Mezra:12
Mücerred:51
Çiftlik:120
Mu’af:92
Zemin:65
Hasıl:197.152
Asiyab:44
Evkaf:146.252
Bağ-bağçe:35
Nakdiye:50.900 akça
Dekakin:249
Hamam:2

Derbent:1

İmaret:1

Mescid:9

Zaviye:4

Cami:3

Çayır:2

Hane:1.138

Mücerred:134

Mu’af:365

Nakdiye:50.900

Hasıl:281.905 akça




































      2.6.BOLVADİN’DEKİ ESNAF TEŞKİLATLARI
           Esnaf teşkilatları esası olan “ahilik” Bolvadin’de Selçuklular zamanında vardır.Osmanlılar zamanında gelişerek devam etmiştir.Yükselme devrinin başlarında Ahi Mehmet Dede isimli bir zatın olduğunu elimizdeki fermandan öğreniyoruz.
           Bolvadin’de üretimde uğraşan esnaf grupları öncelikle insanların temel ihtiyaç maddelerini karşılamak amacıyla faaliyet göstermişlerdir.Faaliyetlerin karşılığında zenginlik,hizmet ve tatmin olma gibi maddi ve manevi kazançlar sağlamışlardır.Hem toplum bulunduğu bölge-şehir,kasaba-köy yapılan üretim sonunda ihtiyaçların bir kısmını veya tamamını çeşitli faktörlere bağlı olarak temin eder.Yahut başka bölgelerden satın almak suretiyle bu ihtiyaçlar temine çalışılır.Osmanlı toplumunda çiftçiler ,tüccarlar ve esnaf üretimle uğraşan gruplar olarak karşımıza çıkar.Genel şehrin üretim nüfusunu esnaf ve tüccar oluşturmuştur.
          Sultan II.Mahmut zamanında meydana gelen sosyal değişiklikler ile Avrupa devletlerindeki sanayi inkılabı Osmanlı şehirlerini de etkilemiştir.Ayrıca baba mesleğini seçme anlayışı meslek gruplarının tayininde çok etkili olmuştur.1831 yılında Bolvadin’deki meslek çeşitlerini;şer’i sicil kayıtları,vakfiyenameler,terekelerden elde ettiğimiz bilgilere göre şöyle sıralayabiliriz.
         Bolvadin’de esnaf çeşitli daha fazladır.Tapu kayıtları ve nüfus kayıtları ve nüfus kayıtları incelendiğinde meslek isimlerinin hemen hepsinin;yer ismi;yoğurt pazarı,un pazarı,odun pazarı ,çıra pazarı vb. lakap ismi alarak Kelleciler,Tüfekçiler,Semerciler, Kavukçular vs. görebiliriz.İstanbul,Ankara,Bursa,Tokat,Selanik gibi Osmanlı Şehirlerinde faaliyet gösteren esnaf gruplarıyla Bolvadin’dekileri karşılaştırdığımızda sayı olarak yakın olduğunu görürüz.Yukarıda yapmış olduğumuz tespit şehirlerdi hangi esnaf gruplarının yoğunlaştığını ortaya çıkarmaktadır.
        Bolvadin’de en fazla dükkana sahip olan meslekler sırayla; arabacı, aşçı, arpacı, bakkal, pekmezci,berber,çömlekçi, debbağ, dülger, eskici, ekmekçi, göncü, hancı, hizarcı, kahveci, kalaycı, kasap, katrancı, kebapçı, keçeci, kelleci, kılıççı, kitapçı, paçacı, saatçi, saraç, sebzeci, semerci, soğancı, şekerci, tahmis, demirci, terzi, tuzcu, yağcı,uncu, yemenici,bu esnaflar en az beş dükkana sahiptirler.Diğerleri bu sayıdan az dükkanı olanlardır.Bu da gösteriyor ki Bolvadin çarşılarında geçen asırda 400’e yakın dükkan vardır.[25]     
          Dükkanlarda çalışan esnaf sayıları hakkında şer’i sicillerde yeterli kayda rastlanamamıştır.Mesleğin özelliğine göre bazı mesleklerde beşten fazla kişinin çalıştığı bazılarında grup halinde kolektif çalışmaların yapıldığı görülmüştür.Mesela;kunduracılar ve terziler uzun müddet kolektif çalışmışlardır.
          II.Mahmut zamanında 1827 ve 1831 tarihlerinde yapılan iki nüfus sayımı sicillerde kaydedilmiştir.Bilindiği gibi bu nüfus sayımları askeri ve mali ihtiyaçları temin için yapılmıştır.Berat ehli,dul avrat, kiracı ve gayri müslim sayıma girmemiştir.Buna göre Bolvadin’in nüfusu çevresiyle birlikte ,50.000’in üzerinde tahmin edilmektedir.Yine bu sayımda her aile beş kişi kabul edilmiştir.

     2.7.Esnaf İleri Gelenlerinin Yönetimdeki Etkinlikleri
 
            Esnaf teşkilatı askeri zümre dışındaki bütün şehirli nüfusu bünyesinde örgütlemiş yaygın bir sistemdir.Bu teşkilat şehrin yönetimi ve ekonomisinde sahip olduğu önemin yanı sıra,sanat ve ticaretle uğraşanlarla ,ulaşım ve hizmet işçilerinin sosyal hayatlarında temel olmuştur.Osmanlı cemiyetinde ortak ideal ve çıkarları olan toplum grupları benzer biçimde teşkilatlanmışlardır.Bu teşkilatlanma 13.yüzyılda gelen ahilik teşkilatının bir uzantısıdır.16.yüzyılda Osmanlının merkezi otoritesi zayıflamış,ilk zamandaki güçlü ve bağımsız karakterini kaybetmiştir.O zaman halk ile devletin arasındaki bağlar zayıfladı.Buna karşın esnaf  teşkilatları arasındaki bağlar kuvvetlenmiştir.Halk devlet otoritesinde bulamadığını bu teşkilatlarda aramıştır.
         Bolvadin’deki esnaf teşkilatının ileri gelenleri şunlardır:Esnaf şeyhleri ahi balan, pazarbaşları, nakipler, kethüdalar, yiğitbaşları, duacılar, ustabaşları ve ustalar.II.Mahmut dönemine ait kayıtlarda bu liderleri görüyoruz.Bunun dışında vesikalarda esnaf ihtiyarları diye bazı liderlere de rastlıyoruz.

    2.8.Bedesten Kethüdası(Vekil-i Fukara)

           Kethüda büyük devlet adamlarıyla zenginlerin işlerini gören kişiler hakkında kullanılan bir tabirdir.Esnaf yönetiminde ileri gelen zata da bu isim verilir.Kethüdalık esnaf teşkilatının başlangıcından,H.1324/1906 senesine gelinceye kadar devam etmiş,yarı resmi bir memuriyet olup, şeyh, duacı,nasif,çavuş gibi esnaf amirlerinin görev ve yetkilerini zamanla devr almışlardır.Bolvadin şehrinde şeyhlerin,kethüdaların,yiğitbaşıların. zamanla görev yaptığı elimizdeki vesikalardan anlaşılmaktadır.
          Bedesten kethüdası sicil kayıtlarında çoğu zaman “Vekil-i Fukara” ismiyle geçer.Bu tabir bir tevazu göstergesi olsa gerek.Bolvadin’de her esnaf grubunun ayrı ayrı kethüdası vardır.Ekteki belge H.1274/M.1858 yılında terziler kethüdasına verdiği belgedir.
          Bedesten Kethüdalarını vali tayin ediyordu.Esnafın kendi arasında resmi olmayan bir seçimle seçmiş olması da mümkündür,bu durumda kadı onaylayarak sicile kaydediyordu. Kethüdalığa atanan kişinin mutlaka esnaf olması şart değildi.Genellikle zengin                             ve nüfuslu kişiler seçilirdi.Bazen de kethüdalığı iki kişinin yürüttüğü görülmektedir. Görevlerini aksattıkları zaman derhal azledilip, yerine başkası atanabiliyordu.

         Şer’i kayıtlar ve elimizdeki vesikalara göre bu görev babadan oğla geçtiği de görülüyordu.Bedesten kethüdası tayini ile şu şer-i sicil kaydında şöyle denmektedir.”Bedesten kethüdası nasp ve tayin olmuş olduğu malumunuz oldukta bundan böyle merhum hizmet-i mezkureye me’mur bilup meyyane-i memlekette vaki olan kefe-i masarıfat ve havi-havet ve lede’l-iktiza marifetiyle irade ve rü’yet va hıyn-ı tevziinde mübaderet ve ziyade noksanından mücanebet eylesin ve sen ki bedesten kethüdası merkumsun suret-i hayr olacak hususlara vakti yediden saf olunan mesalik dahi bir akçe zam ve noksan itmeyerek defteri sahihaye rabt ve bent,hıyn-ı tevzide ibraz....”şeklinde kethüda görevlendirilirdi.Kethüda’nın faaliyetlerinde yardımcı olarak bir de katip vardı.Kethüdalar 1000 ile 1500 kuruş ücret alırdı.ayrıca bazı
ihtiyaçların karşılandığı tevzi defterlerinde kayıtlıdır.Bu defterlerde “ayakkabı baha” ödeneği mevcuttur.Katip de aynı ücreti alırdı.Bazı esnaf grupları bedesten kethüdalarının nüfuzundan faydalanmak için şeyh olmasını istedikleri şer’i sicillerde kayıtlıdır.

    2.9.Esnaf Şeyhleri

       Esnaf birimlerinde, yönetimden sorumlu olanların başında esnaf şeyhleri bulunmaktadır. Esnaf şeyhleri göreve tayinle gelirlerdi.Esnaf grupları seçtikleri adayı kadıya bildirirler,kadının verdiği mürasele, kaymakam tarafından tasdik edildikten sonra şeyh tayin edilirdi.Şu vesika şeyhin tayinini belirtmektedir.”Ehal-i vücuh ve esnaf-ı mezkurların canib-i şer’e itibar ihbar ve senin esnafı mezburede şeyh ve nazır olman iltimaslarına mebni taife-i penbeciyana kıbel-i şer’iden sen ki şeyh ve nazır nasb ve ta’yin olunduğunu havi iş bu mürasele tahrir ve yeniden ita olundu” ifadesiyle mürasel düzenlenirdi.Valide tasdikinde ise ”İş bu mürasele-i şer’iye mucibinde merkum Mustafa Ağa tarafından dahi keçeciler esnafına , şeyh ve nazır nasb olmakta bermuceb-i buyruldu deyi” şeklinde tasdik edilirdi.Şeyh seçilen kişi sözü geçerli,dürüst ve gayretli olması şarttı.Yükselme devrinde Ahi Mehmet Dede esnaf şeyhliği yapmıştır.
      Esnaf şeyhleri şer’i sicil kayıtlarında belirtildiğine göre iki yıllığına seçilirdi.Her esnaf grubunun bir şeyhi vardır.Şeyhler esnafların ürettiği ve sattığı mallar narh ve fiyat tespiti yaparlardı. Mesela 1824 yılında ekmekçiler şeyhi Mehmet Ağa ”Nan-ı azizin 64 dirheminin 1 akçeye satılmasını temine müteahhid “olduğunu görmekteyiz.Belgedeki ifadede şeyh ekmeğin gram ve fiyatını tespit ediyor,mensubu olduğu esnaf adına teahhüdde bulunuyor.Şeyhler kadılar tarafından bunları da kaçak satışları engellemek için görevlendirilmişlerdir. Şeyhler bedestenin Kubbeli Cami(Çarşı Camii)kapısı önünde durarak pazvantı kapılan her sabah dua ederek açtırırdı.Bu görev şeyhin dini görevlerinden sayılırdı.Esnaf arasında meydana gelen anlaşmazlıkları da düzeltirdi.İncelediğim vesikalarda şeyhlerin ücret alıp almadıklarını tespit edemedim.



    2.10.Pazarbaşları

     Bakkal esnafının her türlü işini yürütmek amacıyla esnafın ileri gelenlerinden veya şehrin ileri gelenlerinden tayin edilen kişilere pazarbaşı denirdi.Esnaf şeyhlerine benzer görevleri vardır.Yalnız dini görevleri yoktur.Pazarbaşı tayini beratla yapılırdı ve bu görev kendisine malikane usulüyle verilirdi.Babadan oğla geçerdi.Pazarbaşının görevlerinden ilki Pazar gelen malları bakkala teslim etmektir.Bakkalların vergileri zamanında vermesini sağlardı. Pazarbaşları kendi ücretlerinin karşılığında pazara gelen yaş meyve yükü başına 4,her esnafın sattığı eşya yükü başına 2 para alırdı.


   2.11.Bedesten, Han, Çarşı ve Pazarları

    Osmanlı şehir araştırmacıları tarafından bedestenlerin bir sentez görevi yaptığı belirtilmektedir.Kaynak itibariyle Türk ve İslam şehirleri toplumun sosyal yapısına uygun özellik taşırlar.Şehirlerin fiziki temel öğeleri , idari binalar, dini binalar ve ticari, sanayi yapılardır.Ayrıca mahalleler ve savunma amacıyla yapılmış sur ve kaleler bu öğeleri tamamlar.
    Bolvadin şehrinde Bizanslılardan kalma büyük kale içerisinde bedestenler ve çarşılar kurulmuştur.Kalenin kalıntıları 1900 yılına kadar mevcuttu.Bolvadin’in ortasından büyük bir dere geçerdi.Dere üzerinde kalenin çarşı camii arkasında olduğu çınarın olduğu yerde kale yapısına uzanan bir köprüden geçilerek şehrin yeni kurulan Şazi Alaca ve Yenice mahallelerine gidilirdi.Osmanlılar döneminde Osmanlılar döneminde şehir dışına her mesleğin icra edildiği ayrı ayrı çarşılar kurulmuştur.Bedestende sarraflar, terziler, hattatlar otururlardı.Bedestenin batısındaki sokakta kasaplar bulunurlardı.Çarşı camiinden İmaret Camiine kadar olan caddede demirciler vardı.Asma altı ismiyle anılan yerde yoğurtçular pazarı ve uncular pazarı kurulurdu.Balta çeşmesinin civarında ot,odun pazarı kurulurdu.Daha sonraları Çarşı Camii arakalarında sebze pazarı kurulmuştur.Çarşı camii önünde sıra çeşmelerin olduğu yerde manifaturacıların pazarı kurulmuştur.Çarşı Camiinin karşısındaki dükkanlarda kaymakçılar , sütçüler, ve helvacılar vardı.Şimdiki müzenin olduğu yerde testi imalathaneleri ve barut imalathaneleri vardı.İmalathaneler önünden büyük bir dere geçerdi Şehre taş bir köprüden geçilirdi  Bu gün hala bu mevkiye “taş köprü” denir.Şehirde bunların dışında 10 tane han vardı.Kurşunlu han ismiyle Selçuklulardan kalma-eski Hacı Ata Hanının olduğu yerde-büyük bir taş han vardı.Bu handa zenginler, beyler ve saygın kişiler kalırdı.Diğer hanlarda şehre gelen herkes kalabilirdi.Hayvanlar için ayrı bir han inşa edilmişti.Bu han çay kazasında meftun İsa Bey’in hayratıydı.Bu nedenle halk arasında “Esa Hanı” ismiyle yaşar.Bu handa Bolvadin’e gelen misafirlerin, kervancıların, pazarcıların, köylülerin sadece hayvanları kalırdı.Bu han 1924’te yıkılarak yerine Hükümet Binası yapılmıştır.1973’te burası yıkılarak park haline getirilmiştir.
     Kestemet Mahallesinde debbağhaneler,boyahaneler ve mumhaneler vardı.Hisar mahallesinde Tahmishaneler bulunurdu.Şehrin diğer sosyal kurumlarından hamamlar  şehrin muhtelif yerlerinde bulunurlardı.Selçuklular zamanında Kestemet Mahallesinde , Hisar Mahallesinde ve Şazi Mahallesinde üç tane büyük hamam vardı.Osmanlılar zamanında Rüstem Paşa ve İmaret hamamları yapılarak hamam sayısı 5’e çıkarılmıştır.Şehrin fiziki özelliğini tamamlayan çok sayıda camii,çeşme,mescit,tekke,medrese,mektep vardı.Ayrıca her mahallenin ayrı mezarlığı bulunurdu.





    2.12.Esnaf Teşekküllerine Yapılan Atamalar 
 
      a.Yiğitbaşı Tayini:”Oldur ki kasap ustaları muvacehesinde Ahmet yiğitbaşılıktan fariğ olub,usta Mehmet bin Bayram yiğitbaşılığa kayd olduğu bu mahalle tahrir olunur.H.1055/M.1645.”Bakkal Ali cümle bakkallar marifetiyle yiğitbaşılığa nasb olundu.H.1063/M.1653.”
      b.Pazarbaşı Tayini:İşbu H.1063 senesinin Muharremü’l Haraminin gurrasından ahirine varıncaya kadar Bazarbaşlılığı hizmeti çırak-zadeye tayin olunup mezbur dahi kabul etmesi nasb olundu “Bakkal ustaları meclisi şer’a gelip ser-bazarımız olma çelebi’yi Bazarbaşı tayin ettik.Ol dahi hizmeti lazimesi kabul.Şud Fi sene 1107/1695”
      c.Çarşı bekçisi tayini:Medine-i Bolvadin esnafından kalaycılar dükkanından Tuz Pazarına gelince cümle marifeti şer’ ile Medine-i mezbure mahallesinden Hisar Mahallesinden arpacı Ahmet’i saliü’z-zikr çarşılar muhfızı tayin eylediler.”H.1191/M.1777”

  2.13.H.1068/M.1657 Senesinde Bolvadin’de Satılan Malların Fiyatları

     “Sabun Trablus vakıyye:24 pirinç vakıyye:6,şehirbalı vek:18,sahil balı:16,kara üzüm:4,leblebi:8,zerdali:5,rezzaki üzüm vek:8,kızılcık vek bürüt:5,erik kurusu vek:5,nohut vek:4,sadeyağı vek:8,kestane vek:4,incir vek:6,zeytin vek:6,milli nişasta vek:20,bakla:5,harup vek:3,İzmir Sabunu vek:20,şirugen vek:16,sarımsak vek:4,sumak vek:16,peynir tulum vek:6,toprak hinna vek:8,kaşkaval vek:16,zeytinyağı vek:20,başsoğan vek:1,nişasta vek:12,badem vek:28,yaprak kına vek:12,kaba helva vek:16,<tavşanlı Ağdası vek:8 akça.
     Buğdayın iyisi altmışa ,evsatı elli beşe ve ednası elli olduğu mahallinde bu minval üzere ekmekçilere nark verilib fi evasıt Rebi-ül Ula 1068/1657.
     Haşhaş yağcılar taşraya Firuhte izin talep eylediklerinde Müezzin Molla  İsmail’den me’adasına izin verilib deruni sükda  dükkanlarında da mebzul ederiz deyu teahhüt eylediler.H.1178/M.1764.
     “Bayram münasebetiyle ağda on akçaya,kivye helva beş paraya bey’a ala’t-tarık müsam izin verilmiştir.Zilhicce 1094/1682.
       2.14.Bolvadin Esnafının Osmanlı Döneminde kullandığı ağırlık ölçüleri
1 kantar = 17600 dirhem=44 kıyye
                        1 lodra =i76 dirhem
1 batman =7200 dirhem,litre olarak ifade edilirse=72 litre vukıyye olarak ifade edilirse =18 vukiyeye
                        1 litre=1000 dirhem
                        1 vukiyye=400 dirhem
                        1 İstanbul kılabdanı  10 miskal ve 15 dirhem değeri 95 akçadır.
                        1 Bursa kılabdanı 10 miskal ve14 dirhem ve değeri 94 akçadır    

            H.891 Rebiü’l Evvel/Mart 1486 tarihi Bursa  Şer‘iyye Sicilinde  ;Bursa’da 8 kantar çelik ve 25 kantar kalay Bolvadin’e yollanmış,bu ağırlıkların ölçümünde ,Bolvadin’de İstanbul kantarı kullanılmıştır 








3.Debbağlar Esnafına ait Ahilik Seceresi
Seçere,bir kişinin  mensup olduğu ailenin bilene ilk atasından başlayarak ,seçerenin yazıldığı tarihe kadar yaşamakta olan aile ferdlerini içine alan bir şemadır, Bunlara Ensab kütüğü .Silsilename de denir.
3.1.Tanıtacağımız Şaban 1107/M.1695 hazırlanmış H.1227.1225/M.1812 tarihinde istinsah edilmiş  debbağlar esnafına ait seçeredir..Çevirisi:
            Bismillahirrahmanirrahim
            Hâzâ secere-i şerif min nesl-i Adem salavatu’l-allahi aleyhi nebiyine-aleyhi Abdül-Menaf  oldu andan Haşim oldu ,andan Abdül-Muttalib’in iki oğlu oldu ve biri Abdullah ve biri Abbas RA. Andan asıl ismi Şerif Sultan Mahmud indi ahi olmağa sebebi bu olduğu sultanım sultan-ı enbiya  salla’llahu aleyhi ve sellem Hazretleri cem‘i ashabları  cem‘ etti.Buyur dedilerki kalkın Bedir Hendiği Gazasına üç günden silahınızı hazır edin deyu buyurdukları ol meclisde  amcası Abbas ekbere alem-i şerifi size ihale eyledik buyurunca heman ayak üzere kalkub Ya Resulallah ben pir-î  fâni oldum,oğlum Sultan Mahmud benden kuvvetlidir.Ve alem-i şerifi ana havale edin  dedikte bu kelam ana hoş geldi.Bilâl-i Habeşi’ye buyurdularki varun alem-i şerifi getirün,getürdüler alem-i şerifin rekâben Sultan Mahmud’un boynuna hâmail idüb teslim Resul Ekrem  ve nebiyi muhterem kendi mübarek eliyle alem-i şerifi Ahi Sultan Mahmud’a havale eyledi.Anun-çün Resulallah Ahi buyurdu. Ve Ahi Evransın deyüb ol zaman el kaldurub dua ettiler ki cem‘i ashab ve Cebrail ve Mikâil ve İsrafil ve Azrail (A.S.) vesair melaikeleriyle andı.Ve buyurdu ki hak habibinden bu kadar inayet oldu bize  ve bizler dahi  vasiyet edelim .Ve Resullah buyurduki bu alemi  hanedanda Abbas-i ekber neslinden  kıyamete değin otuz iki esnafa  yol ve erkan  talimiyle  icra  etsünler deyu ve buyurdularki kalkın gazaya gidin  deyu pençembe günü  teveccüh ettiler varub  hak sübhane teala hazretleri evvela Sultan Ahi Evran’a saniyen cem’i ashablara fırsat virüb feth eylediler ,geldiler Resullah sual-i şerif  ayıtdılar kim Yâ Ali Keremullah-i Veche  Ahi Sultan Mahmud gazada nice muharebe ettiler.Ya Resullah berat-ı  ilm-i şerifde ve bir âli kabilincede her canibinde muharebe etti evrani gibi,anınçün  ana senin Sultan Ahi Evran deyu buyurdular ashaplar dahi bunu görücek her birleri yadigar verir yeşil yaprak verdiler Resulullah buyurduki sen ne verirsin Ya Ali teberrük dedik de Allah’ın emri üzere,Resul’ün kavli üzere kızım Rukiya’yı ammim oğlu Ahi Hazretlerine verdim.Buyurup ol saat Resulullah o saat nikâh hutbesin kıraat eyleyüb  üç gün üç gece nimet çekilüb,düğün ettiler bir günde otuz üç koyun,ikinci gün otuz üç karakeçi ,üçüncü günde otuz üç  sığır kesilüb üç günden sonra geldiler el öptüler icâzet aldılar.Cem‘i ashap dest bûs ettiler Resullah (SAV) Ahi Evran Şeyh Mahmud’un  elini sağ eline alup İmam-ı Ali’nin matbahına girdilerki düğününde boğazlanan derileri ve gönleri cem‘ olmuş kimi koyun, kimi keçi ve kimi sığır derilerini mübarek eliyle ve mu‘cize-i bâhiresiyle birer birer Sultan Ahi Evran Şeyh Mahmud’a teslim itti.Mu‘cizetiyle dua eyledi.Hazret-i  pîr-i Âhi Evran bir geceye bir gündüz de Allahın keremiyle elvan elvan dürlü dürlü renk itti.Temam ettikde her elvandan birer tura bağladı ve Resullahın meclis-i şerifine getürdü .Mübarek eliyle açdı cem‘i  ashablar  tehayyür ve temaşa ittiler.Hazreti Ali Keremullah-ı veche bâla perde olup,içinden birisin alup,âsa-i şerif üzerinden kaphı sapıyla  perdah eyledi.Sultan Ahi Evran Ya Resulallah  şakirt san‘atını temam edüp,hidmeti üstadına  beğendirince  meyan-ı peste iken kemerpesteliğine layık olmaz mı?Deyu buyurunca ol saatde Resullah  salla’llahu aleyhi ve sellem  kendi Hazreti Cebrail Aleyhisselam kendi mübarek belini şed bağlayub düsturu ta‘liden nice  aldı ise mübarek lonca-i şerifde  şed bağlayub izin virüb sonra bia‘t etmişlerdi






 Sultan Ahi Evrana izin verüb, sanayi‘de otuz iki esnafın pirlerinin  maa‘dası hariçde  bi’l-cümlesi  yetmiş  iki buçuk pîre düstur ve  icazet ile  kemerbest idüb el kaldurub dua ettiler ol hıynda Cebrail  ve Mikail ve İsrafil  ve  A‘zrail  aleyhisselam  âli vesair mülaniğahlarıyla  el kaldurub cem‘i  kemebeste evvela siz pirler el kaldurub Sultan Ahi Evran  Şeyh Mahmud’a dua etmişlerdirki  kârlarına bir kat dahi  Sultan Ahi Evran Şeyh Mahmud’un tarikına ve erkanına inkıyad etdiler ve Resullah huzurunda bi’l-cümlesi  bu tarika  ve bu erkana aşık oldular. Aşık olarak bereket-i  halile niyaz etsinler cem‘i kesblerinde ve ticaretlerinde  bi’l-cümleyle  nefi‘âmm olsun deyu binâen ve âlazâlik bâdehu  şöyle ma‘lum  olaki debbağ olan kasap olmağa talib olunur ise  ta‘zir olsun  yakasın kesüb büzgün alub ocakdan red oluna bu ta‘ziri itmezler ise cemi‘ pîrlerin la‘netlerini  ve bir           bedduâsını kabul etmiş olur tağrir hakikat değneği vereler  doksan dokuz değnek  vuralar ve bin akça  ceremelerini  alalar.Selasün ve semane-maiyede .Sultan Ahi Evran  gelüb Rum Rum   ve diyar diyar Şeyh Mahmud Hazretleri kadem bastılar  bir yerde karar etmediler gelüb Kırşehrin de karar idüb anda kârhane bina etdiler.Çok  velâdetlerde kerameti zâhir oldu.Kırşehri’ne kadem basdıkda  a‘yan ekabirlerii geldiler.YA DEVLETLÜ bizim bir havfımız var bir ejderha  peydah oldu.Onun şerinden bizi hâlas eyle deyu niyaz etdiler ve ana ejderhayı göstediler .Dua edüb ejderhanın  yüzünü yüzüne  sürerek  ol ejderhayı  kendine muti‘ ve münkad eyledi Evransın sen  deyub  ,Aziz Ahi Evran’a kendini teslim eyledi.Aziz ahi Evran Hasretleri ol ejderhanın zincir takub  ve kerhanesinin  tahtına bağlayub cümle nas böyle  görücek küllühüm muti‘ olub Sultan Ahi Evran Hazretlerinin  kârına ve kesbina ve ocağının ve tarikatının  devamına vesayetine dua eylediler  ö‘mrü  şerifleri  doksan üç yaşında  dâr-ı fenadan dar-ı bakaya  teşrif buyurdular.Rahmet-Allahi ve rahmete vası‘a temmet.

                                               Medh-i Debbağan

Bârekallahi tekkemiz buldu nizâm-ı izzeti          Var ola her bir gelen durdukça dünya künbeti  
Pişivamız Hazreti Adem Safiyullah’dır bizim       Lâ cerem ol işledi ol bu pâk san‘atı
Nice gâib erleri a‘lemde gül tenler çeker           Pîrimiz ol âli Sultan  ibn-i Abbas Hazreti
Hem dahi mensur âbid  dermeyana bestemiz      Ana çıkar silsilemiz anlamanız bu a‘deti
Pîr-i erkan tarikatı haşradek yâd eyleriz           Ni‘matallahi  Ahi Evrana Tanrının bir ni‘meti
Şugliya  ihlas ile hizmet iden bu tekkeye           Halikın halas kului  peygamberin  has ümmeti

             İnnehu  min Süleymana ve innehu  Bismillahirrahmanirrahim
            Elhamdü’l-illahi  rabbi’l-âlemin ve’s-selatü  ve’s-selamı âla Resuline Muhammed  ve alihi ve sahbihi  ecma‘in inne’d-dine  indellahi’l-İslam kul Allahümme malikü’l-mülk tuti’l-mülke men teşau .Bi-ismi  ve muradihi  ve ihsanihi  teala secere-i sultan  illa-selam kıl allahım mâlikü’l-mülk tevti el-mülk men teşâ ba sümme innedin ve ihsane  ve teala secere Sultan Ahi Evran Mahmud ibn-i Abbas kaddese sırrahu’l-aziz yine ashab-ı kibar Hazreti Muhammed salla’llahu aleyhi ve sellem  bu din cümle câkeran falan nam ermeyan destegân Hazreti Ali  keremu’lullahi-veche a‘zâm  eftaha’l mütekellimin .Mevlana Alâadin ve ahkarahüm  es-Seyyid Mustafa el-aziz a‘ffa  anhu Sebebi tahrir  şeri‘at ve tarikat ve hakikat ve ma‘rifet  pîr-i pîran  a‘ziz-i a‘zizan ser çeşme-i Sultan Ahi Evran secere-i kitab budurki:
            Es-selam a‘leyküm yâ erbab-ı ehl-i şeri‘at .es-selam a‘leyküm ya erbab-ı ehli tarikat es-selamı a‘leyküm ya erbab-ı hakikat es-selam a‘leyküm ya erbab-ı  ma‘rifet ve’s-selam âle’l-mürselin ve’l-hamdülillahi rabbi’l-a‘lemin
Emma ba‘d: Hamden lillah  ve’s-selatü ve’s-selam ala Muhammed  ve alihi’l-kiram ve ashabü’l-âzam kema  kala Allahü tebâreke ve teala  fi’l-kelam estaıyzu billah inne rahmete’l Allah karib mine’l-muhsinin  pîr-i pîran aziz-i azizan kutbü’l-arifeyn  Sultan Muhmud Ahi Evran ibn-i Abbas kaddisi sırrıhi’l-aziz  taksim garme’hakikat iyn erkanı buyurub tertib-i debbeğana ve sair esnaflara buyurmuşlardırki secere-i şeriflerine ahi sözü ,pîr sözü  ahi sözüne i‘timat etmeyenlerin üzerlerine pîrlerin lâ‘net olsun ve hak dizarlarından merdud olurlar ve Habibu’llah Muhamed Mustafa   salla’llahu teala aleyhin şefa‘atından mahrum olurlar ve pirlerin beddu‘ası anların üzerine olsun .Ve her medinede  mevcud olan  debbağan fıkaraları vesair  bi’l-cümle esnaflar fıkaralara  pîr-i pîran  aziz-i azizan  ve Sultan Mahmad ahi Evran kaddese sırrahu’l-azizin bi’l-cümleye terbiyetü’l-fıkara bi-iradeti’t-tilâmiz dest-i Sultan  Ahi Evran ,köçeklerine ve secere-i şerifine i‘timat itmenin kendine zararı vardır.Şöyle ma‘lum ola ki yakasun kesüb yorgan alub ocakdan red oluna eğer red olunmazsa cemi‘ pîrlerin la‘neti ve bizim beddu‘amız kabul etmiş olur.Pîrlerin  taksim garması budurki:Ahi baba üç hisse ala muhafet olunmaya kethüda iki hisse ala muhalefet olunmaya ve yigitbaşi iki hisse ala muhalefet olunmaya  ve otuz yılık üsdatlar ikişer hisse alalar,yirmi yıllık ustalar birer buçuk hisse alalar muhalefet olunmaya ve onbeş yıllık üstadlar birer alalar muhalefet  olunmaya ve on yıllık üstadlara hissenin rub‘ası vireler vesairleri  bu tertib üzere hal halince müteselli olunub ve tekkenişin  Gülbank-i Muhammediye  hazır  olalar.Dua‘ eyledikde pîrlerin ismini yad ideler Gülbank-i Muhammedi  çeküb selâmet dağalalar şöyle malum  olaki otuz yıllık ve yirmi yıllık üstadlar ahi önünde  ellerin sallayub sözleriyle mücadele iderler ise yakası kesüb yorğan alub tekrar şakirtliğe vireler kabul etmeyecek olurlar ise red oluna  ve on beş yıllık kalfa şerkeşlik  ider ise ta‘zir olunub tekrar şakirtliğe vireler kabul etmez ise merdud oluna ve on yıllık kalfa serkeşlik  ider ise ta‘zir  hakikat değneğini vudukdan sonra makramin boğazına  takub zaviye kabusuna kurban asub  yüz sürecek olur ise üç günden sonra suçu afv oluna meclis idüb postuna lâyık idüb oturdular.Şöyle ma‘lum ola ki  cem'i bilâd-ı İslamiye’de  vakı‘  debbağhanemize layık olan zirani ve eğer muti ve eğer  maziyi ve eğer yıprak vesair şeyler vardır.Hamel tüccarları geldikde  zaviye kapusuna ,yüklerin indirüb ahi  baba ve kethüda ve yiğitbaşı ve tekkenişin yedlerine teslim oluna .Sonra yiğitbaşları hamal üstadları  da‘vet idüb ba‘de herkes hizmetinegideler.Anlar gitdikden sonra  ahi baba ve kethüde ve yiğitbaşı ve tekkenişin Pazar idüb akçasını veresin  sonra taksim ola  pîrlerin buyurduğu minval üzere üsdatları herkes hissesine dükkanına  ileteler herkes hal-i halince teselli olunub Gülbank-ı Muhammediye çekülüb selâmet birle tağlalar.Şöyle ma‘lum oluna ki sair  diyardan gelen üsdatlar keçi ve koyun v e oğlak ve sığır ve camus derilerini cemi‘ idüb  fıkaralara zulum idüb  ziyade bâha ile alurlarmış Allahı teala  ve Resulun âhkam şer‘iyesin icra  ideler Kadı Efendiler  zeyd  fuzala
kutbu’l-arifeyn  Sultan Mahmud  Ahi Evran  pîrin seçere-i şerif  ve usulu  buldukda meclis-i şer‘i-şeriflerine  dahil  olduk da şöyle takriri kelam idüb mezburları taleb ederiz dedikde ol makul kimesneleri  meclis-i şer‘i   da‘vet   idüb seçer-i şerifde devr Ademden berü  bir ocakdan bir ocağa  alına gelmiş değildir. Sultan Mahmud Ahi Evran  pîr-i pîran  seçere-i şerifde  mestur ve mukayyıd olan  budur ki  şer‘i-şerifi icra ideler Kadı Efendiler  seçere-i şerife  i‘timat ideler gaflet olunmaya  tahriren  fi şuhur Şabanü’l-Muazzam sene:seb‘ mie ve elf  Hâza  ma‘ani cemi‘ debbağlar ve otuz iki vesair esnaflara cümlesine nafı‘dır.bilgili ve ağah olgılki  her kimesne ki  bu ma‘naları ve bu erkanları bilmese yediği ve içtiği  haramdır. Ve ana şâkird  almak yok ve öğrenmek  ve başka çıkarmak haramdır.Her kim bu tarikatları ve bu yolları bilmese  pîrimiz  perverdeliği  yoktur.Ve  şakirde  düstur olmayub pîrlerin la‘netine
müstehak olurlar  Allahü’l-alem bil-sevab terceman tuhfetü’l-dünya   bergüzarım  muhabbet candan yarim .Hâza kitab  feteva ehl-i erkan  kaçan nakib  oğlanları içeri girdikde  göçekleri alub  es-selam a‘leyküm ya taleb ehl-i  şeri‘at  deyüb dört kapunun selameti  bu vechile reva ideler andan sonra  diyeler ki  anlar  nazarında  tarikat kardaşları bir küçük yetiştirdiler.Anlar nazarlarında tarikat kardaşları  bir köçek yetiştirdiler anlar nazarında revan etmek murad idi yederler üstadlar  ne buyursanız hazır olan  anlar buyuralar ki  ehlihu ve mahalli  deyüb üç kere Allahu ekber  lâilâhe  illâ Allah  vallahu ekber vallahu’l-hamdü  diyeler andan sonra  üsdatların  ellerin öpeler eytalib-i erkan  tarikat kaçan kim  sual  etseler  tarikatın evvelindir cevab budur ki teslimandır.Ba‘de üsdatlarınşakird mabeyninde bir u‘hde
olalar üsdat şakirde  beş hidmet göstere evveline  miftahı eline vire  teslim eyledikde  varub dükkanı açub çevirüb çekmeğe.İkinci oldurki sakilikdir.seccade yerine salub ra‘yet etmekdir.

Üçüncü hidmet  oldurki sancakladır.Dördüncü hidmet oldurki  el kavuşdırub öyle edebiyle  duralar  beşinci hizmet oldurki  andan sonra  üç gün açlık çekmek gerek ve yedi gün dikilüb ve sokulub  durmakdır. Ve kırk gün yine açlık çekmek ve  çekmem gerekdir. Ba ‘de bin bir  gün  hitamında halle muradın vireler.âmma nasib bir gün olur.Ol güne yevm rıza dirler.iste‘ za Ya Allah inne  cehennem  kânet mersaden sadakallah  ve üsdat  şakirden rıza olduğu lâzımdır.İcazet ve inayet  virilüb erkan üzere fasıl idi.Gerektirki  üsdat olan üç nefes vireler cümlesi  ve on nefes vire  ba‘de üsdatbaşı  dahi üç nefes vire  cümle oniki nefes olur.üçü şeri‘at ,üçü tarikat,üçü ma‘rifet ve üçü hakikatdır.Hakikat, ma‘rifet hükmündedir.Tarikat  gayri haldir.Şeri‘at nizam içündür.Ve dahi  tarikat içündür.Üç şart vardırki üsdatların ana üç nefes dirler .Üsdatlar  şarkirde dirler  biz dahi onu beyan idelim  ol nefesinki  şeri‘at  emrindedir.Şehadet gelmesine işaretdir.Şehadet iman  secadesidir. Okumak yazmak ile bilinmez pîr-i perver olub çürüklükden  kurtula İkinci nefes tarikatdır şehadetdir imanın nurudur. Hakikatda  imandandır dirsen  cevap budur ki candır ve nefes değildir.İmdi yol nefes sual iden bir elden bir ayakdan ve bir dilden şeri‘atda dilin şehadetdir,tarikatda elin seccadedir,hakitatda ayağın i‘badetde ola .
Fasıl geldik sağ yol karındaşına  üç nefes verir sual etseler divane dilin hakikat ile cevap vire ki yazan Allahü teala diselerki nice oldurun  cevap  vireki  anlar  nazarında  gök kubbe altında  yeşil seccade üzerinde  i‘lm-i şerif  taktında  revane oldum diye.
Fasıl  geldi sol yol  karındaşına üç nefesdir.Sual itse vücudun nuru  hakikiyle cevap vire ki sem‘idir sual itseler Allahı ne ile ızhar eyledik tarikatla  sem‘idir.Müslümanın şer‘i ona  cevap vireki Emanet Ya Allah  ve melaikete  ah herkim  i‘lmiyle  a‘mil olur.zikr olunan  uslub üzere  cevap vireler .Tarikat erenleri  meydanında  hidmeti makbul  ve lokması  helâl ola ve eğer cevap viremezler ise çürükdür.Pîre hidmet  etmemişdir şöyle bile:
Fasıl diselerki yol nedir,erkan nedir ? Cevap vereki  Yol Lâilaha illâ Allah  ve erkan Muhammeden Resullah dir.Dahi diselerki  üstada  hidmet nedir ?Erenler meydanında  süpürge çalmakdır.Ve dahi diselerki süpürge ne ile alub ortayı süpürüb andan sonra saklana  yapışup durmanın ma‘nası oldurki  erenler meydanında sakala süpürge  dimekdir. Ve dahi  nereden geldin ve anrdan ne getürdün dedikde taşra çık ,içre gir erkandan ne götürdün erenler selâmın getürdüm o selamın ala koydum cevap vireler.
Fasıl ve dahi diseler ki pîrinden ni getürdün dedikde taşra çık,içre gir  erkandan ne getürdün beş nesne  nişân görücek.Kabul etmek vacibdir.Üsdat olan kimesneden icazet dileyüb kapuya geçüp kalkup es-selam diye andan sonra  diyelerki .Erenler icazetiyle pîrimiz nazarında  oldun bu zamane gelince ayağımız bir harama  basub yahud elimiz harama uzadıb ya dilimiz yalan söyleyüb ,ya gözlerimiz harama bakub ve  ya kulağımuz haram işidüb size erenler nazarında  estağfurullah söylerdim estağfurullah budur.Ayağım estağfurullah estağfurullah ve’l-hamdülillah  Vela ilahe illa Allah,İlla Allah vallahu ekber Vela havle vela kuvvete illâ billah iki dizinin çöküp oturub icazetiyle göcünü alub kapuya  geçe.
                                   Ba ‘de
Üsdat şakirdi alub ayağı üzere  durub dua‘kıla andan sonra bir kere elini nakibe müstahfi teslim ide  ve nakib  suğra eline alub Bismillahirrahmanirrahim erenler tarikat karındaşları  bir ta‘am pişmiş ve latif ve tahirdir Buyurursunuz diyerek lerge ta‘amı  için eyledik ve devam içün  dahi  Alah rızası içün eyledim Lâ ilahe illa Allah bizde Allah içün diye ve nakibsuğraya düşürüb ta‘amı  yedikden sonra dua ide  Resulun  ruhuçün ya padişahımız selametüçün dua idüb  kabul mübarek olsun diyeler  ve ol mahalden gideler  meclise hazır varub  kimesneden hak hak taleb eyleye  üsdat ki  üç nefesdir ve üç yol anadan ve üç yol
karındaşdan ve üç yol  sol karındaşdan  şöyleki  on iki nefesde  yol anadan  yol karındaşdan  revan ola  talep işareti ve sözüne  göstere  pîrden  ne guna görürü ise  bizleri ak,ve üstadları  ruhsat  zahirden  olan kimesneyi  dahi pak eylediler  eğer üstadınız bir kez iyi eline alub
erkanı göstere karındaşına  talim ideler çürük olan kimesne ne pakdır kendisine  pîr-i perverde erkan  olmayınca boş olmaz  ve tarikat içinde olmayan kişinin   haramdır.
            Kala Resullah  salla’llahu aleyhi ve selem “Eyyame ihab iza rub‘i fekad  tahura illâ li Ademiyyi  bi kerametihi  ve’l-i hınzırın li necaseti aynihi”sadaka Resullah ,sadaka habibullah.
            Ahrece et-Tirmizi Razıallahü Anhu . kala’n-nebiyyü salla’llahu aleyhi ve selem”eyyame ihab iza ruba‘ fekad tahura “
            An ibn-i Abbas Razıallahü Anhu kale’n-Nebiyyi  alehisselam”men ekreme  evladî  fekad  ekramani  felahu’l-cennetü “ sadaka resullah
            An ibn-i Abbas Razıallahü Anhu Kala Resullah salla’llahu aleyhi ve selem”min Ahkara evladi  fekad ahkarani  felahü’l- nar “
           An ibn-i Abbas Razıallahü Anhu Kala Resullah salla’llahu aleyhi ve selem”İza  salleytüm aleyye faemmimu fi evrahu bi’l-temimin naimi ve ala alihi ve eshabihi  ve ennehu  vacübezzakiruna  ve mean-nebiyyi aleyhi’s-selamü .Ve ba‘dehu “sadaka Resullah estaizü-billah inne rahmetallah karibü’n-minel-muhsinin.

Sağ tarafta oturan esnafları beyan ider, gaflet olunmaya
Sol taarfta oturan esnafları beyan ider gaflet olunmaya
Sahibü’l-erkan Ahi Evran pîrimiz debbağ,sahib-i sancak  teslim olundu. Pîrleri başdadır.Tabakat erleri ser-çeşmedir ana binaen mukaddemdir gaflet olunmaya pîr Ahi Evran ibn-i Abbas ekberdir binaî âlazâlik
Hazreti Adem Safiyyullah A.S. pîr-i çiftçiyan cemi‘ reşberlerin piridir.cümlenin ikameti onunla olur.Sol kolun başdadur reisidir. Malum ola
Hazreti Selman-ı Pâk pîr-i berberyan debbağın altıdır.O bir sahibi hirfetdir.Derecesi âladır.Malum ola
Ebu Zeyd Müslim yani Hazreti Davud  pîr-i demirciyan A.S. malum ola
Ebu Nasr-Abdullah Pîr hallacyan yani Hazreti Şit A.S. bunları ser-Hafızı içün yerleri  sağdadır âmel ola  gaflet olunmaya
Tüfençiyan  pîrleri  Ahmet Zemciye çıkar Ebü’l-Feth ibn-i  Abdullah Pîri puçakcıyandır malum ola
Hazreti İmamı Yusuf ve  İmamı Gazeli pîri kuyumcuyan bu iki pîri imameyn muhteremeyn sanatları makbul, yerleri sağdadır malum ola
Kasar-ı pâk pîr-i çamaaşıncıyan Habib Neccar  pîr-i necceryan teknecilerin piri Abdullah el-Vasıtı Üvesü’l-Karaniye çıkar
Davud ibnin Abdurrahman  ibn-i Hazreti İdris A.S. pîri terziyan cemiyette ehem ve ilzem olduğu içün  yerleri sağdadır.Malum ola
Ebu Übeyt Hevvat  pîri çıkrıkcıyan ,gemicilerin piri Hazreti Nuh’dur A.S. yerleri soldadır.Malum ola
Ahi Yusuf  semerciler esnafının piri olup,bu dahi  cümleye gerek olub yerleri sağdadır malum ola
Abdullah ibn-i Malik piri çeşmeciyan piri bağçevan piri mumcıyan,taşcıyanın pîrirdir Kasım ibn-i Nasr’a çıkar malum ola
Ebü’l-Kasımü’l-Hayyan piri nalbantyan Ebu Leys Baytara çıkar yerleri sağdadır.Malum ola
Abdullah ibn-i Amr piri bezzazgan ,Abdülmecid  piri kalaçyan anların dahi soldadır malum ola
Şekercilerin piri Amrü’l-Kaid ve Helvacıların piridir.Yerleri sağdadır malum ola
Muhammed bin Neccari  aşcıyan  Ebu Habib  Muhyiddin piri  kazancıyan yerleri soldadır malum ola

Ebü’l-Feth Abdullah piri  Zeyd-i Hindi Kılıçcıların piridir.Yerleri sağdadır.Cenk itdi

Kasım ibn-i Nasrullah pir sarımsakcıyan ve sakacıyan  onların dahi soldadır  malum ola
Muhammed bin Ebubekir piri  ekmekçiyan ammâ lazımdır anun için yerleri sağdadır.Malum ola
 Şah-ı Peygamber A.S. piri basmacıyan  Hazreti Musa A.S. piri  boyacıyan malum ola

Pabuçcuyan ve çizmeciyan  ve yemeniciyan  pirleri Ekber Yemani Hazretleridir.Yerleri sağdadır. Malum  ola
Habib Tayyar  piri Şatırcıyan  Ebu Mehmet  Ümrani piri yaprak  ve piri cayan  anlar dahi soldadır. Malum ola
Kavafların piri İmam-ı Yusuf  Hazretleridir malum ola
Hasan Katal ibn-i Amir küllahcılar  onlarda soldadır.İmam-ı Numan  Şerbetcçilerin piridir malum ola
Abid ibn-i Nebbaş  piri bakkalyan hazretleri yerleri sağdadır.malum ola
Tayfur piri lokmacıyan  ve  sucuyan bunlar soldadır.Sahafların piri  Abdullah Hazretleridir
Abdullah ibn-i Ca‘fer piri Gazazyan Eyyüb  Sabrullah’a  çıkar. Yerleri sağdadır.Malum ola
Hazreti İmam-ı Hasan  Şah Şazeli  piri Kahveciyan bunlar dahi soldadır.Malum ola  tellalların  piri  Cabir bin Abdullah Ensari’ye çıkar. malum ola 
Hazreti Salih  piri Körükcüyan  yerleri  sağdadır malum ola
Muhsin bin Osman  piri hamamcıyan  bunlarda soldadır.Tellakların piri Abid Mausuri onlan dahi soldadır
Kasab-ı Cömert piri kasapyan  onlar dahi  ve zira debbağdırlar onlarda sağdadır.
Nasr bin Abdullah  pir koyuncuyan  koyuncuların pirididr.Bunlar dahi soldadır Gaflet olunmaya
Müft-i Bağdadi piri Saraçyan bular dahi sağdadır.Zira debbağa ilhakdır. Debbâğdan dır.
Nasr Abdullah piri dökmeciyan  cemi‘ a‘ttarların    pirleriPend Attar hazretleridir. Bunlar dahi soldadır
Hazreti Hamza  piri mücelladan  anlar dahi debbağ yakındar yerleri  sağdadır malum ola
Abdurrahman  sefile Hindi piri sabuncuyan Hazreti Danyala çıkar.Bunlar dahi soldadır.
Ebu Said  piri keçeciyan hazrate İsmail’e çıkar.Yerleri sağdadır.Onlar dahi debbağa muhtaçdır.
Hazreti Ömerü’l-Faruk R.A. cemi beyler ve adillerin piridir.Cemi piran huzurunda methederler.Bunlarındahi yerleri soldadır.
Ebu Nasr Abdullah  piri mutafyan İmam-ı Muhammed Gazalidir.Bunlar dahi sağdadır malum ola
Hazreti Ali Keremullahi veche R.A. silohşörlerin  ve Gazilerin piridir.Cemi piran huzurunda methederler.yerleri soldadır.
Mansur-ı Hallaç piri hallaçyan bunlar dahi sağdadır.Bir rivayetde terzi esnafına tabidir malum ola
Caber  Ensara nalbanda icazet verirler. Nalbantların piridir.Yenleri soldadır.Malum ola
Cerrah Lokman piridir.cerrahyanCerrah Abdullah‘a  çıkar.Bunlar dahi sağdadır. Malum  ola
Hazreti Hamza R.A. Amcayı Resullah mücallid Geyik avına giderdi.Cemi‘ avcıların piridir.Yerleri soldadır.
Hatiplerin piri Sultan-ı Enbiya salla Allahi teala aleyhi ve selem .Bunlarda sağdadır.
Peride-i eslemek belin bağladı ve icazet verdi. Sacandakdarı cemi’i alemdarların  pîrirdir.Yerleri soldadır
Mü‘ezzinlerin piri  Hazreti Bilâl-i Habeşidir. Yenleri sağdadır malum ola
Kemankeşlerin pirileri  ve kos ve lur atalarını yerleri pirleri Hazreti Katardır.Yerleri solda
Eskicilerin piri  Pend Dostdur.Yerleri sağdadır
Hasan Basri icazet verdi .Ba‘zı  meşayıhın pirleri ona çıkar.Yerleri soldadır.

Amr bin Kani piri leblebiciyan Ali Sinan’a çıkar yerleri sağdadır.Malum ola

Ferraşların piri Hasan bin Amire çıkar. Katiplerin piri Abdullah Ensariye çakarlar.Yerleri soldadır.
Abdullah ibn-i Sembadır. Gerşenciler pirleri yerleri sağdadır.Abdülgafar piri çarıkcı onlar sağdadır.
Balıkçıların piri Abdullah Semekadır. Holtacılar  piridir Rahman ibn-i  Neshiye çıkar.Yerleri soldadır. 
Valide-i Azize kadın Ümmü Maktum Hazretmlerinin Harem-i Şerifsi olur.Bi’l-cümle kadın pirleridir.
Süleyman Küfevi icazet verdi Sakaların  piridir.Yerleri soldadır.Malum ola
Şekercilerin  Amr bin Kaid  pirleri yerleri  sağdadır.gaflet olunmaya


            İn Erkan der-Medh Debbağan           Bezaya Allah-ı teala

Pîr-i erkan tarikatı guş iden üstedgan                         Bir ma‘rif kan rahmet menşei nevin
Mesleği habil metine bend ola üftedağan                   Ezazel aldı nasibin  gördüğünce  nazarın
Rehnüma Sultan piri nem ibn-i Abbas Hazreti           Çünkü ger mana buyurdu şu pişvamızdır
Çekdiler Gülbankı  abenden erler bil  heman            İşledi Mensur a‘bid eyledi hem dermeyan
Mahfi nimetdir hulus üzere ita‘at  eyle  sen               Rişte-i bab-ı  şeri‘ata inkıyat etmek gerek
Emin uslub sabıklar gibi kal her zaman                Kemerbest sanatında  olmasın şek ve kemale
Hem Ahi Evran Sultan pir  ulubedir bizlere              Suk eyle ve keremin bilmes zayi kıymeti
Himmet-i ihlas  isteyen gir sun tarikatı a‘şıkan        Çilekeş  hizmetde  kaimlerdir.
Zahir batında  erlerdir  meğnun bilmiş                     Olsunlar revan
Feyzana cümle  hakikatda bulurlar kâmilan

Tarihi istinsahı
Fi    21  Zilkade  sene 1227       Fi   17 Ağustos sene 1225                Miladi.1812
                        Temam el- kelam
            Be-avne Allahü  el-malik  el-aziz   el  a‘lem
  ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
            3.2.Secerenin İncelenmesi: Selçuklular zamanda kurulan Bolvadin Ahi Teşkilatı,küçük değişikliklerle  XX.asrın başlarına kadar varlığını sürdürmüştür.Cumhuriyet döneminde çeşitli esnaf kuruluşları  olarak varlığını devam ettirmektedir.
             Debbağlar Esnaf Teşkilatın ait olan bu Ahi Seceresi Şaban.1107 /M.1695 tarihinde düzenlenmiştir.İncelediğimiz nüshası  21.Zilkade.1227/1812 tarihinde istinsah edilmiştir.
            Secere nesih yazı ile yazılmıştır.Üç bölümden meydana gelir.
            l.BÖLÜM:
1..Genellikle tarikatların kurucularının soyu, bir yönü ile Hazreti Muhammed’in soyuna veya ashabına  dayandırılmıştır.Bu secereye göre Debbağlar Ahi Tarikatının  kurucusu olan Ahi Mahmud,peygamberimizin amcası Abbas’ın oğludur.
            1.1,Tarikatın kuruluşu ve Abbas’ın oğlu Sultan Mahmut’un Ahi Evran olması bir olaya dayandırılmıştır.Peygamberimiz bir gün ashabını toplayıp,Bedir Hendeğine düşmanla savaşa gidilmesini buyurmuş,eline aleme-i şerifi alarak askerin başına , amcası Abbas’ın geçmesini istemiştir.Amcası Abbas kendisinin ihtiyar olduğunu yerine oğlu  Sultan Mahmut’un gitmesini istemiştir.Peygamberimiz alem-i şerifi Sultan Mahmut’un boynuna takarak savaşa gönderdi.Ordu savaştan zaferler kazanarak dönmüştür.Zaferi başta peygamberimiz, büyük meleklerden Cebrail,İsrafil,Mikail,Azrail ve ashabının hazır bulunduğu bir toplulukta  kazandıkları zaferi hediyeler vererek kutlamışlardır.Hz.Ali’de hediye olarak kızı Rukiya’ yi vermiştir.Peygamberimiz o topluğun huzurunda  iki gencin nikahını kıymıştır. Üç gün düğün edilmiştir Birinci gün 33 koyun,ikinci gün 33 keçi,üçüncü gün 33 sığır kesilmiş.Daha  sonra kesilen hayvanların biriken derilerini peygamberimiz mübarek eli ile sıvazlamış,deriler renk renk elvan olmuştur.Bunun üzerine Peygamberimiz Sultan Mahmut’un beline şed bağlamış ve  Ahi Evran ünvanını vermiş, 32 esnafın piri  yapmıştır.Yetmiş iki buçuk pîre de icazet verme yetkisini  vermiştir Daha sonra da Cebrail de beline şed bağlayarak  ahi olmuştur,Bütün bu olaylar  Perşembe Günü  olmuştur.Bu neden Anadolu’da  ticari pazarlar Perşembe günü kurulmuştur.
            Daha sonra Ahi Sultan Sultan Mahmud diyar diyar dolaşmış  H.830/M.1426 yılında Kırşehir’e gelip, kârhane (işyeri) açmış,tekkesini kurarak  insanlığa ışık olmuştur.Bir gün Kırşehir’in ayan ve ekabiri Sultan Mahmut Ahi Evran ’a gelerek bizim bir korkumuz var.Bir ejderha peydah oldu.Onun şer‘inden bizi kurtar diye yalvarmışlar.Ahi Evran  ejderhayı yakaladı,yüzünü onun yüzüne sürdü Onu kendisine muti etti.Ejderhada “Gerçek Evren(Ejder)sensin ”diyerek ona boyun eğdi.Ve hizmetine girdi.Ahi Evran ejderhanın boynuna bir zincir takarak işyerinin zeminine bağladı.Bunu gören insanlar  Ahi  Evran’ a itaat ettiler ve tarikatına girdiler.93 yaşında Kırşehir’e öldü.
            Hz.Peygamberin amcasının oğlu olan Sultan Mahmut’un 800 sene sonra Anadolu’ya gelmesi Kırşehir’e yerleşmesi Ahilik Tarikatını kurması,ejderhayı yakalaması Ahi Tarikatının  efsanevi kurucusu olduğunu gösterir.Kırşehir’de öldürülen Ahi Evran’ın asıl adı Mahmud  lakabı Nasirü’d-Din  künyesi Ebü’l-hakayık nisbet adı Hoyi’dir.Kaynak eserlerde ismiŞeyh Nasrü’d-din Ebü’l-Hakayık Mahmud bin Ahmet el-Hoyi  olarak geçer..Ahi ayaklanması sırasında  Kırşehir emiri Moğol asıllı,Mevlanın dostu Cacoğlu Nureddin tarafından H.659/M.1261 yılında şehit edilmiştir.
Secerede bu bölümdün 6 beyitlik debbağlığı öven bir methiyeden sonra ,tarikatın erkan ve usulunu anlatan bölüme geçilmiştir.Medhide ”Pişivamız Hazreti Adem Safiyullah” diyerek,Ahi Tarikatının Hz.Ademle başladığını söylemiştir.
2..Ahi Tekkesinde erkan ve usuller:
2.1.Secerede taksim şöyle  yapıldığı belirtilmiştir:
Ahi Baba 3 hisse,                   otuz yıllık usta :2 hisse         On yıllık usta ¼ hisse
Kethüda    2 hisse                  Yirmi yıllık usta 1,5 hisse
Yiğitbaşı   2 hisse                  Onbeş yıllık usta  1 hisse
Verile ,bu taksime kimse muhalefet etmeyecek.Dendi Gülbank-i Muhammedi çalındı.El açıp pîrler için dua edildi.
2.2.-Ahi sözü pîr sözüdür itimat etmeyene lanet edilir.Beddua edilir.Peygamberimizin şefaatından mahrum olur.Yakası kesilip,ocaktan dışarı atılır.
            - Bu taksime bir kişi otuz yıllık ve yirmi yıllık ustaların önünde elini,kolunu sallayarak sözlü itiraz ederse,derhal yakası kesile ve şakirtliğe indirile,bunu da kabul etmez ise tarikattan  atılır.
            - On  beş yıllık kalfa serkeşlik eder ise,tekrar şakirtliğe indirile,kabul etmez ise  kovula
            -On yıllık kalfa serkeşlik eder  ise değnekle vurula tövbe ede ve kurban kese,üç günden sonra suçu avfedile
            - Pazara gelen mallar zaviye kapısına indirilir.Ahi Baba,kethüda,yiğitbaşı ve tekke nişin malları teslim alırlar.Yiğitbaşı tüccarlara davet eder ikramda bulunur.Daha sonra  Ahi Baba,Kethüda,Yiğitbaşı ve Tekenişin malları pazarlık eder.satın alır,parasını öder.Daha sonra her esnafın hissesi dükkanına dağıtılır.
            -Dışardan gelen tüccarlar  keçi,koyun,oğlak ,sığır,camus derilerini fıkaralara (vatandaşa) zülüm ederek alıyormuş,mahallin kadı efendisi Kutbü’l-Arifeyn  Sultan Mahmud Ahi Evran’ın seçere-i şerifindeki kurallara göre yargılasın.Bu kurallar Hz.Adem devrinden beri uygulana gelmiştir.
            -Tarikata giren şakirtler,üstatların ellerinden öperler.Şakirtlere 5 hizmet gösterilir.
1.Dükkanın kapısını açıp.düzenlemek 2.Seccadeyi yerine sermek 3..Sancaktarlık,4.Ustasının karşısında el pençe durup hizmet etmek.5. üç gün açlık çekmek,yedi gün dikilip,sokulup durmak( inzivaya çekilmek).Daha sonra bu görevi kırk güne çıkarmak.Bunu tamamladıktan sonra binbir gün çile doldurulur.Bunları başaran muradına erer.
            -Çileyi tamamlayanlara, üstatları 3 nefes verir.Bunların toplamı 12 nefesdir. Üçü şeriat,üçü tarikat,üçü marifet,üçü hakitattır.Hakikat ma‘rifet hükmündedir.Tarikat gayri haldir.Şeriat nizam içindir..Üç şart daha vardır ki üç nefesdir.Birincisi şeriat emridir.Şehadet gelmesine işarettir.Şehadet iman seccadesidir.Okumak-yazmak ile bilinmez. Ancak pîr-i perver çürüklükten kurtarır.İkincisi tarikattır.Şehadettir,iman nurudur.,Üçüncüsü Hakikat da
 imandandır.Candır nefes değildir.Şeriat dilin şehadetidir,tarikda elin seccedasidir.Hakikatta ayağın ibadette ola.                                                                       
_Fasıl geldik sağ yol karındaşına  üç nefes verir sual etseler divane dilin hakikat ile cevap vire ki yazan Allahü teala diselerki nice oldurun  cevap  vireki  anlar  nazarında  gök kubbe altında  yeşil seccade üzerinde  i‘lm-i şerif  tahtında  revane oldum diye.
-Fasıl  geldi sol yol  karındaşına üç nefesdir.Sual itse vücudun nuru  hakikiyle cevap vire ki sem‘idir sual itseler Allahı ne ile ızhar eyledik tarikatla  sem‘idir.Müslümanın şer‘i ona  cevap vire ki Emanet Ya Allah  ve melaikete  ah herkim  i‘lmiyle  a‘mil olur.zikr olunan  uslub üzere  cevap vireler .Tarikat erenleri  meydanında  hidmeti makbul  ve lokması  helâl ola ve eğer cevap viremezler ise çürükdür.Pîre hidmet  etmemişdir şöyle bile
-Fasıl ve dahi diseler ki pîrinden ni getürdün dedikde taşra çık,içre gir  erkandan ne getürdün beş nesne  nişân görücek.Kabul etmek vacibdir.Üsdat olan kimesneden icazet dileyüb kapuya geçüp kalkup es-selam diye andan sonra  diyelerki .Erenler icazetiyle pîrimiz nazarında  oldun bu zamane gelince ayağımız bir harama  basub yahud elimiz harama uzadıb ya dilimiz yalan söyleyüb ,ya gözlerimiz harama bakub ve  ya kulağımuz haram işidüb size erenler nazarında  estağfurullah söylerdim estağfurullah budur.Ayağım estağfurullah estağfurullah ve’l-hamdülillah  Vela ilahe illa Allah,İlla Allah vallahu ekber Vela havle vela kuvvete illâ billah iki dizinin çöküp oturup ,icazetiyle göcünü alıp, kapuya  geçe.

            3.Esnaflar ve pîrleri:Secerede sağ ve sol tarafta oturanlar ayrı ayrı listelenmiş,pîrleri belirtilmiştir.
Sağ tarafta oturan esnaflar ve pîrleri                        Sol tarafta oturan esnaflar ve pîleri
1.Hatipler-Hz.Muhammed SAV                   1.çiftçiler –Hz.Adem AS
2.Hafızların- Hz.Şit    AS                              2.Boyacı-Hz.Musa AS
3.Terziler-    İdris  AS                                   3.Demirciler-Hz.Davut AS
4.Körükcü-   Hz.Salih  AS                            4.Gemiciler- Hz.Nuh AS
5.Cerrahlar- Lokman AS                               5-Tufenkcilerin-Ahmet Zenci
6.Debbağ-   Ahi Evran                                  6-Puçacıların(Bıçakcı)-Abdullah
7.Berberler- Selman-ı Pak                            7-Çamaşırcılar-Kassar-ı Pak
8.Kuyumcular-İmam-ı Yusuf ve İmam-ı Gazali8.Necceryan- Habib Neccar
9.Semerciler-Ahi Yusuf                               9.Tekneciler-Abdullah el-Vasıt
10.Nalbantlar- Ebü’l-Kasım Hayyan                        10Çıkrıkçılar-Ebu Übeyt Havvat
11.Şekerci ve Helvacıların-Amrü’l- Kaid    11.Çeşmeci veBahçevan-Abdullah ibn-i Malik
12.Kılıçcıların- Ebü’l-Feth Abdullah                       12.Mumcu ve Taşcıların-Kasım ibn-i Nasır
13.Ekmekçilerin- Muhammed bin Ebu Bekir13.Bezzaz- Abdullah ibn-i Amr
14.Pabuçcu,Çizmeci,Yemenici-Ekber Yemanî14.Kalaçlar-Abdülmecid
15.Kavaflar-İmam-ı Yusuf                           15.Aşcılar-Muhammed bin Neccari
16.Bakkalların-Abid ibn-i Nebbaş                  16.Kazancılar-Ebu Habib Muhyiddin
17.Gazazlar-Abdullah ibn-i Cafer                  17.Sakacı ve Sarımsakcı-Kasım ibn-i Nasrullah 18.Kasaplar-Kasab-ı Cömert                                 18.Şatıcılar-Habib Tayyar
19.Saraçlar-Müft-i Bağdadî                            19.Külahcılar-Hasan Katal ibn-i  Amir     
20.Mücellid ve Avcılar- Hz.Hamza                           20.Şerbetçi-İmam-ı Numan

21.Keçeci- Ebu Said                                      21.Lokmacı ve Sucu-Tayfur
22.Mutaflar-Ebu Nasr Abdullah                   22.Sahaflar-Abdullah
23.Hallaçlar-Hallac-ı Mansur                                   23.Kahveciler-İmam-ı Hasan-ı Şazeli
24.Mü’ezzinler-Bilâl-i Habeşi                      24.Telallar-Cabir bin Abdullah Ensari
25.Eskiciler- Pend-i Dost                              25.Hamamcılar-Muhsin bin Osman
26.Leblebiciler- Amr bi Kani                                   26.Tellaklar-Abid Mansuri
27.Gerşenciler-Abdullah binSemba             27.Koyuncuların-Nasr bin Abdullah
28.Çarıkcılar-Abdül Gaffar                          28.Dökümcüler-Nasr Abdullah
29.Şekerciler-Amr bin Kaid                         29.Attarların- Pend-i Attar
30.Kadınların-Ümmü Mektum                     30.Adiller ve Beyler-Hz.Ömer
                                                                       31.Gaziler ve Silahşörler- Hz.Ali
                                                                       32.Nalbant-Cabir el-Ensari
                                                                       33.Kemankeşler-Kattar
                                                                       34.Ferraşlar-Hasan bin Amire
                                                                       35.Katipler-Abdullah Ensari
                                                                       36.Balıkcılar-Abdullah Semekadr.
                                                                       37.Holtacılar-Rahman ibn-i Nesiyye
                                                                      

 Bu secerenin  diğer istinsahlarında  esnaf ve sanatkarların pîrleri farklı gösterilmiştir. 1235 tarihli istinsahında :
            Santarcıların – Hz.Eyyüp
            Değirmencilerin-Hz.Yunus
            Demirciler- Hz.Davut
            Gemiciler-Hz.Nuh
            Sabancılar-Hz.Danyal
            Basmacılar-Hz.Yuşa
            Boyacılar-Hz.İbrahim
            Aynacı ve Tenekeci-Hz.Cerciş   gösterilmiştir.Bunların dışında değişiklikler vardır.
            Listede görüldüğü gibi esnaf ve sanatkarların pîrleri peygamberlerden.ünlü tarikat şeyhlerinden.sahabelerden.bilim adamlarından seçilmiştir.
            Kültürümüzün gizli kalmış,unutulmaya yüz tutmuş taraflarını ortaya çıkarmak  ce bunu sosyal hayatımızda,devlet teşkilatımızda,iktisadi ve ticari hayatımızda uygulamak bizi aydınlığa götürür.Bizler şed kuşanmış,birer ocak mensubu olarak iyi niyet, ve dürüstlük içinde el ele ,birlikte aydınlık geleceğe yürüyeceğiz     




Not:Bu çalışmam Kırşehir Ahi Ünvirsitesinoe düzenlenen Ahilik Sempozyumunda tepliğ olarak sunulmuş ve yayınlanmıştır.




[1] Çay ilçesi Tekke Mahallesindeki Yusuf Sinan  Zaviyesinin aşure kepçesinde sapında yazılı vakfiyesinde,cebelü asker yetiştirdikleri ve her sefer-i hümayunda  28 cebelü asker gönderildiği yazılıdır.Bu zaviyenin 1530 yılında geliri 12358 akçadır(438 nolu MVAD  nr.1  s.141)Sultandağı İlçesinin Yakasinek Kasabasında bulunan Ecem Sultan Zaviyesinin geliri Tevkii Mehmet Bey’e ekşici yurdu olarak verilmiştir.(455 nolu Tahrir Defteri)

[2] Neşet Çağatay “Bir kurum olarak Ahilik” Ankara.1984.s.3
[3] Mikail Bayram ”Ahi Evran ve Ahilik Teşkilatı” Konya 1992 s.73
[4] Fuat Köprülü ”Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşu”Ankara.1972.s.117
[5] XVI.Yüzyıl başlarından Afyon merkezinde 15,Bolvadin’de 12 zaviye vardır.(MVAM.nr.438)
[6] Bu sıfatla Bolvadin’de mahalle ismi vardır.(Hacı Halife Mahallesi)
[7] Fuat Köprülü”a.g.e”s.154
[8] Aşık Paşazade Tarihi(Haz.Haz.Giese) Leibzing 1929,s.13
[9] F.Giese ”Osmanlı İmparatorluğun Teşekkülü Meselesi ”Türkiyat Mecmuası.İst.1925. s.163
[10] İbn-i Batuta  “Tuhfetu’n-Nuzzar” Kahire 1322.s.222
[11] Kütahya-Afyon-Uşak ve Bolvadin
[12] Charles  Texier “Desciription de  L’Asie  Mineure”c.3.Paris.1839.s.12
[13] Muharrem Bayar”Bolvadin Tarihi” c.1.Ankara.1996. s.76
[14] Osman Turan”Selçuklular Zamanında Türkiye Tarihi”,İstanbul.1971.s.157
[15] Faruk Sümer”Oğuzlar” Ankara.1972.s.430,435,439,445
[16] Muharrem Bayar”a.g.e”s.114,115,116,117,118
[17] Muharrem Bayar” Bolvadin’de Selçuklu Devri Eserleri(5.Selçuklu Sempozyumu)”Antalya.1995
[18] Muharrem Bayar”a.g.e” Ankara.1996. s.133
[19] Caminin kitabesi,Çarşı Camisinin giriş kapısının sağ tarafındadır.
[20] Hüdavendiğar Salnameleri  1287,1288,189,1291,1296 1301 tarihli
[21] MVAD.nr.438 (H.937/M.1530) s.155
[22] Muharrem Bayar "Bolvadin Tarihi “c.1 s.163
[23] AŞS.618/414 H.1308/M.1890 tarih)
[24] Bu ünlü Ahi şeyhi  Mehmet Dede’nin mezarı Sultan Carullah kabristanındadır.
[25] İstanbul’daki esnaf grupları için b.k.z. Robert Matran ,17. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul,(Tere. M.A..Kılıçbay-E.Özcan)Ankara 1986 s.17-21-47-48. 

BAHNAME

                                                                                           Haz: Bekir ŞAHİN Aslında, Batı dünyasınd...