Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

NASREDDİN HOCA EL YAZMALARI

BEKİR ŞAHİN Ülkemizde, Türk dünyasında, komşu ülkelerde adeta bir güldürü ustası, bilgi, hikmet ve nükte dehası olarak bilinen Nasreddin hoca aslında Anadolu Türklüğünün, yunus Emre’si gibi, Hacıbektaşçı veli’si gibi zirve şahsiyetlerden biri ve aynı misyonun insanıdır. Elimizdeki bilgilere göre Nasreddin Hoca 13.yy.da Anadolu’da yaşamış sevenleri tarafından ‘da mezarı türbe haline getirilmiştir. Asırlardır bu türbe Türk halkının ziyaretgâhı olmuştur. Fıkraları da Türk insanının pratik zekâsını ve espri anlayışını yansıtmaktadır. Yaşadığını kabul ettiğimiz 13. yüzyıldan günümüze kadar artan bir ilgi, bilgi ve sevgiyle taşınan Nasreddin Hoca fıkraları günümüzde inanılmaz sayılara ulaşmıştır. Ona ait olan olmayan hatta olmaması gereken fıkralar da hocaya maledilmiş hatta bunlar yazma eserlerde de yer almıştır. Günlük hayatta bunları anlatmak, yazmalarda yer vermek bir zenginliği değil, kirliliği beraberinde getirmiştir. Bunun sonucu olarak da Nasreddin Hocanın temsil ettiği kimlikle asla …

El yazması eserler hayata dönüyor

Türkiye’nin ikinci büyük yazma eserler kütüphanesi olan Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi, yaptığı çalışmalarla tarihi
geleceğe taşıyor. Paha biçilmez önemdeki yapıtlar, restorasyon işleminin ardından dijital ortama aktarılıyor ve okurlara sunuluyor


FERİDE KILIÇ
GARİP TANGÜNER

Yıpranmış ve yok olmaya yüz tutmuş yazılı eserler, Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi’nin bünyesindeki restorasyon merkezinde bakıma alınarak onarılıyor ve dijital ortama aktarılıyor. 1984 yılında faaliyete geçen kütüphane, Anadolu’nun birçok yerinde uygunsuz şartlarda depolanan el yazması eserleri bir merkezde toplamak amacıyla kuruldu. Anadolu’nun 62 ayrı kütüphanesinde bulunan nadir matbu ve el yazması kitapların Konya’da toplandığını ifade eden Kütüphane Müdürü Bekir Şahin, “Yurt dışından da değişik kütüphanelerle dijital kopya değişimiyle binlerce eser kütüphaneye katıldı. Bugüne kadar binlerce yazma ve matbu eseri devir, satın alma ve bağış yoluyla kütüphaneye kazandırdık. Selçuklu ve Osmanlı dönemine…

Hz. Mevlana’nın Okuduğu Kitaplar Ve Etkilendiği Şahsiyetler

Hz. Mevlana’nın Okuduğu Kitaplar Ve Etkilendiği Şahsiyetler
Bekir ŞAHİN Mevlâna eserlerinde, okuduğu ve faydalandığı bazı kitaplardan ve etkilendiği şahsiyetlerden bahsetmektedir. Ancak, onun okuduğu kitaplar, kendisini etkileyen şahsiyetler bunlardan ibaret değildir. Okuduğu kitapları eserlerinden tespit etmek mümkündür. Eserlerindeki bazı hususların, kendinden önce yazılmış kitaplarda da mevcut olması okuduğu kitaplar konusunda bize ışık tutmaktadır.
Mevlâna, kendi zamanında ve kendinden önce telif edilen sayısız eseri okumuş ve onlardan yararlanmıştır.
Mevlâna'nın yaşadığı zaman ve mekânlar çok önemlidir. Bu mekânlarda yaşayan âlimler ilim ve düşünce tarihi bakımından zirve şahsiyetlerdir. Mevlâna'nın ailesinin ve yakın çevresinin ilmi seviyesinin üstünlüğü, ayrıca kendisinin üstün zekâ ve kabiliyetlerini de bunlara ekleyince neden onun düşünce dünyasının bilinen, hatta bilinenin de ötesinde bir seviyede olduğu daha iyi anlaşıla- caktır. Hz. Peygamber tarafından rüya âleminde v…

KATALOGTA YER ALMAYAN VE ORTAYA YENİ ÇIKAN BURDUR ŞER'İYE SİCİLİ

I.BURDUR SEMPOZYUMU KATALOGTA YER ALMAYAN VE ORTAYA YENİ ÇIKAN BURDUR ŞER'İYE SİCİLİ Bekir ŞAHİN*
Mahkeme sicilleri kadıların tuttukları zabıt defterleridir. Muhteva olarak çok çeşitli belgeleri ihtiva etmektedir. Bunlar genellikle; dava zabıtları, hüccet ve i'lamlan, tereke ve taksim kayıtlan, nikah kayıtlan ile talak davları, günlük narh kayıtlan yanında, klasik dönemde merkezden gönderilen; ferman, berat, tezkere, ve mektup gibi idari konulan ilgilendiren çok sayıda belgeler yer almaktadır.[7] Bunun dışında mahalli yöneticilerin, şehir ve çevresinin yönetimi ve imarına dair emir ve uygulamalar da bu defterlere kaydedilmiştir.[8] Kadı sicillerindeki zengin arşiv malzemelerini gören birçok bilim adamı "Hazine-i Evrak kayıtları derecesinde ehemmiyetli birer memba'' olduğuna işaret etmiştir. Hatta günümüz tarihçilerinin kutbu sayılan Prof. Dr. Halil İnalcık; ''Siciller önümde bir ufuk açtı'' [9] demektedir. Geçekten Osmanlı Devlet yapısı ve şehrin tarihi…