Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

HOCA ALİ AZİMLİ

HOCA ALİ AZİMLİ Silleli Hoca Abdullah Efendi’nin ikinci çocuğu olarak 1934 yılında Sille’de dünyaya geldi. Dedesinin abisi olup genç yaşta vefat eden Küçük Ali Efendi’nin hatırasını yaşatması için Ali ismi verildi. Babasından aldığı Arapça eğitimi yanında İmam-Hatip Lisesi’ni de dışarıdan dersler vererek tamamladı. Ayrıca Sille’deki hocalardan olan Ahmet Yüm Hoca Efendi yanında, Nuraniye Kuran Kursu hocalarından Abdurrahman Öksüz Hoca Efendi’den de ilmi tedrisat yaptı. Beçi Ahmet Camii ve Bilecikliler Camii’nde imam-Hatip olarak, Sille Ak Camii’nde de vaiz olarak görev yaptı. Yakalandığı Böbrek hastalığı sebebiyle 42 yaşında iken genç yaşta 1976’da vefat etti. Kabri Sille aşağı mezarlığındaki aile mezarlığında babasının yanındadır.

BÜYÜK ALİ EFENDİ

BÜYÜK ALİ EFENDİ Neslinden alimler yetişen Sille’li büyük bir alim Silleli Büyük Ali Efendi, aynı ailede -daha sonra genç yaşta vefat eden- âlim torunu Küçük Ali Efendi’den ayırt edebilmek için bu isimle anılmıştır. Büyük Ali Efendi, 1189/1776 tarihinde doğmuştur. 1214/1800 tarihinde yani yirmi dört yaşında iken Tokat sancağına gitmiş ve yaklaşık on bir yıllık bir tahsilden sonra 1225/1810 tarihinde tahsilini tamamlayarak Sille’ye dönmüştür. Sille’ye döndükten sonra otuz beş yaşlarında iken evlenmiştir. Bu tarihten vefatına kadar Sillelileri öğrendiği bilgilerle aydınlatmıştır. Büyük Ali Efendi, bu tarihten yaklaşık on yedi yıl sonra 1242/1827 tarihinde elli iki yaşlarında vefat etmiştir. Sille aşağı mezarlığındaki mezar taşında ölüm tarihi olarak R.1243 tarihi geçmektedir. Büyük Ali Efendi Sille’de genelde âlimler yetiştiren ailesinde dini ilimlerle büyük çapta ilgilenen birisidir. Büyük Ali Efendi’nin Musa, Halit, Mehmet ve Mustafa isimli oğullarından bahsedilmektedir. Bunların da bir …

DUBAİ KURS

Karatay’ın İdari Yapısı

Karatay’ın  İdari Yapısı Yüzölçümü : 1978 km2
Nüfusu : 257.639
Rakım : 1016 m. Kuruluş tarihi: 1988 Karatay’ın Tarihi             Karatay, Konya’nın merkez üç ilçesinden biridir. Karatay ilçesi adını Anadolu Selçuklu Devleti adamlarından Celaleddin Karatay' dan almıştır. Celaleddin Karatay, Anadolu Selçuklu şehzadelerinin taht kavgalarına son vererek 1249 - 1254 yılları arasında Selçuklu Devleti’ni üç kardeşin birlikte yönetmelerini sağlayan büyük bir devlet adamıdır. Tarihe mâl olan Celaleddin Karatay’ın ismi bugün Karatay ilçesi ve aynı adı taşıyan medresesi vasıtasıyla yaşamaktadır. Karatay ilçesi, Konya iline bağlı olarak 20.06.1987 tarihinde kurulmuş ve1988 yılında Karatay ilçesinin bugünkü sınırları belirlenmiştir.  İlçenin idâri anlamda kuruluşu her ne kadar Konya’nın büyükşehir statüsünü kazanmasından sonra gerçekleşmişse de, Karatay Konya’nın en eski yerleşim yerlerinden biridir.  Eski Konya bugünkü Karatay ilçesinin bulunduğu mekândır. Selçuklu, Karamanoğulları ve Osmanlı döne…

DÜŞÜNCE VE YORUMLARIYLA HZ. MEVLÂNÂ

Prof.Dr. Adnan KARAİSMAİLOĞLU

Anadolu’da asırlardır eserleri ve düşünceleriyle her dönemde diri kalan Mevlânâ, varlığıyla kıtaları ve medeniyetleri buluşturan bir özelliğe sahiptir. Çocukluğunda ailesiyle Büyük Horasan’dan Anadolu’ya uzanan yolculuğu ruh dünyasında yaşadığı yolculukla birlikte düşünüldüğünde daha çok anlam kazanmaktadır. XIII. yüzyılın ilk yıllarında başlayan bu yolculuk, gerçekte o dönemlerde Anadolu’ya doğru hareketlenen büyük kalabalıkların yolculuğuyla benzerlik taşır. Bizzat kendi ifadesine göre doğduğu yerde kalsaydı, Mevlânâ’nın gündelik hayatla ilgili tercihlerinde farklılık olacaktı. Halka yakın duruşu ve şiir söylemesi, bunun örneklerindendir. Yenilik ve yenileşme klasik kültürümüzün ve şiirimizin önemli temalarındandır. Mevlânâ, hemen Mesnevî’sinin başında sadece dünya için çalışan akla ve insanı köleleştiren maddi değerlere karşı durarak bu yolun temel kuralını açıklar, yenileşmeyi arzu edenlere canlı ve çarpıcı örneklerle yol gösterir. Onun anlattığı aşk,…

Ailenin Belh’ten Ayrılışı

Ailenin Belh’ten  Ayrılışı              Mevlana çocukluk veya ilk gençlik yıllarında iken babası Bahaeddin  Veled  belh şehrinden ayrılmayı gerekli gördü. Bu yıllarda belhde ve çevresinde siyasi istikrar bozulmuştu. Belh  1198 de Gurluların 1206 da Harezmşahların eline geçmiş ve Moğol tehlikeside baş göstermiştir. Her halükarda Moğolların istilasından önce ailesini buradan uzaklaştıran Bahaeddin Veledin gerekçelere açık olarak kaynaklara yansımamıştır. Ancak onun bu coğrafyadaki siyasi gelişmelerle birlikte, fikirlerini maarif isimli eserinde tenkit ettiği ünlü bilgin Fahrettin-i  Razi nin  (Ö.12120) ve onun görüşlerine itibar eden Harzemşah  Muhammedin (Ö.1220) Manen ve maddeten  mevcut etkinliğinden rahatsızlık duymuş olması mümkündür. Belh şehrinden ayrılırken Mevlananın 5.kardeşi  Muhammed Alaeddin’in 7 yaşında olduğu belirtilmektedir. Bu bilgiden hareketle bazı eserlerde ailenin Belh’den ayrılış tarihi olarak 1212 veya 1213 (609 veya 610) yılı göstermektedir.               Belh’den…

Mevlana Resimleri Üzerine

Mevlana Resimleri Üzerine Mevlana’nın evrensel mesajı, dünyanın farklı coğrafyalarında yüzyıllardan beri yankısını sürdürmekte, felsefesi öğrenilip kabul görmektedir. Mevlana ve Mevleviliğin anlam dünyası bu etkinin sonucu olarak görsel sanatların da öteden beri ilgi alanına girmektedir. Türk, Moğol, Hint ve İran’da geçmişte minyatürlere girmiş bu etki, günümüzde de farklı uluslardan pek çok sanatçının çalışmalarına konu olmaya devam etmektedir. Bu araştırmada,  kimi Şahabettin Uzluk’un kişisel koleksiyonunda yer alan kimi de başka yerlerde karşılaştığı resimler hakkındaki görüş ve yorumlarını inceleyeceğiz. Türkiye’de Mevlana resimlerini bir makale konusu yaparak ilk ele alanlardan biri olan merhum Yüksek Mimar Şahabettin Uzluk, aşağıda detaylarını vereceğimiz “Mevlana’nın Ressamları” adlı 1944 tarihli makalesinden sonra 1945 yılında aynı adla Konya Halkevi Güzel Sanatlar Komitesi’nce yayınlanan kitabını kaleme almış ve uzun yıllar süren araştırmalar sonucu tamamlayıp resimlerle süsledi…