Ana içeriğe atla

Hacı Veyiszade Mustafa Efendi Kütüphanesi


                                                    Bekir ŞAHİN

“ Binlerce kitaptan bir gönül çıkmaz, ancak bir gönülden binlerce kitap çıkar.” Düşüncesiyle herhangi bir kitap yazıp, neşretme yerine, yüzlerce talebe yetiştiren    Hacı Veyis Zade, aynı zamanda birçok hayır işleriyle meşgul olarak halkın engin sevgisini kazanmıştır. İlimle meşgul olan hocamız kendine ait geniş bir kütüphane oluşturmuştur.
            Değerli Hocamız Hacı Veyiszâde Efendi’nin oluşturduğu bu zengin kütüphane, torunu Hasan Kuddusi KÜÇÜKAŞÇI tarafından Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesine 10 Haziran 2003 tarihinde bütün ilim âleminin hizmetine sunulması amacıyla bağışlanmıştır.
            Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi’ne bağışlanan bu kitaplar için özel bir oda ayrılmış ve kitaplar burada muhafaza altına alınmıştır. Kitapların dokuz yüz cilt kadarı basma, elli kadarı da yazma eserdir.
            Yaklaşık altı ay kadar devam eden yoğun görüşmeler sonunda Emekli Öğretim Üyesi Sayın Dr. Ali Rıza Işın’ın da katkıları sonuç gerçekleştirilen bu bağış, kitapların tespit ve teslimatı da yine Ali Rıza Işın Bey’in gözetiminde yapılmıştır.
            Ancak burada cereyan eden bir olayı da anlatmadan geçemeyeceğim.
            Bizler kütüphaneci olarak kitap teslimatı sırasında oldukça titiz davranırız. Bu titizliğimiz zaman zaman bağış yapan arkadaşlarımız tarafından yadırganmaktadır. Yine bu bağış esnasında da kitapların tespiti ve teslimatının, bağış yapanların da içinde bulunduğu bir komisyon tarafından yapılması yönündeki isteğimiz Hasan KÜÇÜKAŞÇI Bey tarafından bizlere güvenildiği söylenerek iyi niyetle gereksiz görüldü. Ancak; Hoca Efendinin halka mal olmuş bir kişi olduğu ve bu sebeple koleksiyonunun çok önemli olduğu, teslimatın mutlaka bir komisyon marifetiyle yapılması gerektiği yönündeki ısrarımız üzerine, Ali R ıza Işın Bey komisyona dâhil edildi.
            Kitapların kütüphaneye yerleştirilmesinden sonra Hoca Efendi’nin talebelerinden Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu Bey kitapları gördüğünde “Hocamın kitapları bu kadar değildi” demesiyle şok olduk, hatta Ali Osman Bey’e dışa vurmadığımız bir tepkimiz de oldu. Ancak bunun doğru olduğunu bir süre sonra Malatya Darende İlçe Halk Kütüphanesi’nde meydana gelen bir olay nedeniyle görevli olarak gittiğimizde orada öğrendik. Hoca Efendi’nin bir kısım kitaplarının Malatya Darende de özel bir vakıf kütüphanesinde bulunduğunu ve Ali Osman Bey’in de haklı olduğunu müşahede ettik. Ancak Vakıf Kütüphanesi ziyaretimiz esnasında tadilat sebebiyle kapalı olduğundan kitapları ziyaret etme imkânımız olmadı.
            Bununla birlikte kitapların listesini göremememiz hatta sayısı hakkında sağlıklı bilgi edinemememiz bizi derinden üzmüştür.
            Hoca Efendinin Kütüphanemizde bulunan kitapları, tahmin edilmeyecek derecede farklı konular ihtiva etmektedir.
            Bizdeki yaygın bir anlayışa göre, o tarihlerde yaşamış bir müderris hoca efendinin kitaplarının nevileri ve türleri bellidir. Ama Hoca Ahmet Ziya Efendinin ve kardeşlerinin kütüphaneleriyle, Fahri Kulu Hoca Efendinin kitaplığında da gördük ki, bu zatlar 1900’lü yılların başından itibaren, bütün İslam Coğrafyası’ndaki her türlü yayınlar ile ilgilenmişlerdir. Başta İstanbul olmak üzere Mısır, Arabistan gibi birçok ülkenin yayınladığı kitapların yanı sıra, Rusya’daki ve Hint kıtasındaki Müslümanların yayımladıkları eserler de o günlerin sınırlı imkânlarıyla Konya’ya getirilmiştir. Böylece akranlarının kitaplarından farklı kütüphanelere sahip olmuşlardır.
            Tefsir, fıkıh, hadis, İslam Tarihi; bibliyografik eserler, Ansiklopediler, Tasavvuf Tarihi ve meselelerine ait kitaplar büyük çapta, eksiksiz olarak bulunmaktadır. Özellikle ezkar, evrad, menakıb türüne ait birçok eser bu kütüphanede mevcuttur. Eserlerin hepsi okunmuş, zaman zaman ilave fihristler çıkarılmış veya kenarlarına notlar düşülmüştür.
            Kitapların hassasiyetle notlar düşülerek veya fihrist çıkartılarak okunduğunu görenler, Hoca Efendi bu kadar kitabı, kısacık ömründe nasıl okudu? Sorusunu sormaktadırlar.
            Biz de bu soruyu torunu Hasan Küçükaşçı’ya sorduk ve sorumuzu; “Dedem kahvaltıda bile kitap mütalaa ederdi. Hatta ninem rahmetli eline biri boş, biri de dolu iki çay bardağı alır, dedemin çayını doldur boşalt yaparak soğuturdu. Kahvaltıda bile boş vakit geçirmemeye gayret ederdi. “  diye cevapladı.
            Böyle bir ilim meraklısı, gönül adamı Hacı Veyiszade Hoca Efendi’nin kitapları ve notları günümüz ilim erbabının ilgisini beklemektedir.
            Değerli ilim adamı Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu; Hoca Efendi’nin, ders arkadaşları ve hocalarının el yazılarıyla yazılmış hatıra notları, temellük ve iştira (satın alma) kayıtları, hibe kayıtları veya vakfiyelerini tek tek inceledi, CD’lere örneklerini aldı, çok ciddi tespitlerde bulundu.
            Ancak biz şuna inanmaktayız ki, kütüphaneye daha birkaç yıl emek vermek ve birçok kitabı sayfa sayfa elden geçirmek gerekmektedir. Çünkü burada Mustafa Efendi Hocaya ve muhtemelen pederleri Veyis Efendi’ye ve o dönemin birçok önemli şahsiyetlerine ait bilgilerin olduğunu düşünüyoruz.
            Bu kütüphanenin önemli bir özelliği de; zaman zaman vefat etmiş, yaşlı, Konyalı âlimlerin terekesinden satın alınan kitapların burada saklanıyor olmasıdır. Onların görülmesi de bize Konya’nın eğitim tarihi ve Konya kültürü açısından önemli bir kaynak olacaktır.
            Ayrıca bu kitaplıkta, Fahri Kulu Hoca Efendi’ye ait birkaç el yazısı notta da bulunmaktadır. Bu da bizi sevindiren bir husustur. Keza,  Mesnevihan Hüseyin Sıtkı Dede’nin varislerince satılan birkaç kitabı da burada görebilmekteyiz. Meşhur Konyalı Arif Bey’in (Mehmet Arif Bey) bir iki el yazısına da rastlıyoruz. Bunlar da çok önemli noktalardır.
            Diğer önemli bir husus; Bekir Sami Paşa Medresesi ve Islah-ı Medaris Kütüphanelerine ait birkaç kitap da bu kütüphanededir.
            Konu ile ilgili yayınlanmış eserlerin birçoğu yazarlarınca Hoca Efendi’ye hediye edildiği için burada saklanabilmiştir. Yine İstanbul’da yayınlanmış birçok edebî, tarihî, dinî eser de burada bulunmaktadır. Bunların yayın tarihi çok eski olduğu için bir başka yerde bulmak da mümkün olmamaktadır. Ama ilgi duyanlar onları burada, CD’ler aracılığıyla veya bizzat görerek izleme, okuma imkânına kavuşacaktır.
            Hoca Efendinin kütüphanesinin buradaki kitaplarla sınırlı olmadığını, birçok kitabını bir kısım sevdiği talebelerine hediye ettiğini düşünüyoruz. Eğer elinde Hoca Efendinin kitapları bulunanlar; bu kitapları Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi’nde bulunan Hacı Veyiszade kitaplığına bağışlarlarsa bu önemli bölümün daha da önem kazanacağı kanaatindeyiz.



Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

EMİR CELALEDDiN KARATAY

Ahmet Çelik[1] Emir Celaleddin Karatay b. Abdullah, Anadolu Selçuklularıntanınmış dev­let adamlarındandır. Devatdarlık emirliği, taştdarlık emirliği, sipehsalarlık, ha­zine-i hassa emirliği, saltanat naipliği ve atabeklik gibi görevlerde 40 yıl boyunca devlet hizmetinde bulunmuştur. DOĞUMU-AİLESİ--Doğum tarihi bilinmemektedir. İbn Bibi Celaleddin Karatay 'in, aslen bir Rum devşirme olduğunu söyler. Ebu’l-Ferec ibn İbri ise onu Alâeddin Keykubad’ın yetiştirmelerinden biri olarak kaydeder. Ancak bu bilgi Karatay'ın sultanla mevcut münasebetleri dolayısıyla bir yakıştırma olmalıdır. Bu iki kaynağın onun hakkında kullandığı "Rum nisbesi o dönemde Bizanslı daha genel anla­mıyla Ortodoks mezhebinde bulunan her kavme mensup Hıristiyan ve Anado­lu'da yasayan Müslüman Türk manasına gelen bir tabirdir. Bununla beraber Karatay büyük bir ihtimalle Müslüman Türk asıllı değildir. Zira o devir vesikala­rında mühtedilerin baba adi daima "Abdullah" seklinde değiştirilmekte­dir…

Seyyid Mahmud Hayrani Hazretlerinin Soy Seceresi

Seyyid Mahmud Hayrani Hazretleri İmam Musa-i Kazım soyundan gelmektedir. İmam Musa-i Kazım’ın evlatları’nın isimleri aşağıda sıralanmıştır:
1-Kazım
2-İsmail
3-Cafer
4-Harun
5-Hasan
6-Hüseyin
7-Ahmed
8-Hüseyin
9-Abdullah’il Ekber
10-İshak 11-Abdullah
12-Zeyd
13-Hasan
14-Fazl
15-Selma
16-Hatice
17-Aişa
18-Emine
19-Hesene
20-İbrahim’al-Mükerrem Mücab (Hacı Bektaş Veli ile Mahmud Hayrani’nin atası)
21-Aişe
22-Seleme
23-Meymune
24-Ümmü Gülsüm
25-Ayn-i Ali
26-Zeyn-i Ali
27-Ali bin Musa Rıza (8. İmam)

On İki İmamlardan yedincisi olan İmam Musa-i Kazım’ın oğlu Seyyid İbrahim’al- Mükerrem Mücab, Seyyid İbrahim’al- Mükerrem Mücab’ın oğlu Seyyid Musa Sani, Seyyid Musa Sani’den üç evlat dünyaya geldi; ilki İbrahim Sani, ortancı evladı İbrahim Mükerrem, üçüncü evladı İbrahim Mücab’dır. İbrahim Sani’nin evladı Hünkâr Hacı Bektaş Veli’dir. İbrahim Mücab İran ve Irakta ki dedelerin atasıdır. İbrahim Mükerrem’in bir oğlu vardır, adı Seyyid’tir. Seyyid’in oğlu Seyyid Mahmud Hayrani’dir.


Eğer ki soy şec…

ZEKİ ALTINDAĞ

(d. .1933-) Konyalı hayırsever             Konya/Kadınhanı ilçesinde doğdu. İlkokul tahsilini Kadınhanı  Merkez İlk Okulu’nda bitirdi. İlçesinde ayakkabı imalatçısı bir esnafın yanında beş yıl çıraklık yaptı. O yıllarda ilçenin  köyleri ile olan ulaşımı jiplerle yapılıyordu. Yollar şimdiki gibi asfalt değildi. Jipçilik yapmaya başladı. Üç yıl bu işle uğraştı. Bu sırada askerlik görevini tamamladı. Askerlik dönüşünde bakkal dükkanı açtı.. 1972 yıllarında BMC kamyon bayiliği ve traktör bayiliklerini aldı. Daha sonra bir petrol istasyonu alarak petrol ticaretiyle iştikal etti.. Başarılı oldu.  1986 yılında Konya’ya taşındı. Konya da şirketleşti.. Dolayısıyla işini büyüttü. Konya’da bu işlerin yanında çeşitli oto alım satım  pazarlama işleri ile de uğraştı.
İnsanımıza hizmet amacıyla yaptığı hayır işleri: a)Konya Meram Tıp Fakültesine Acil Servis binası.
         b)Konya Meram Tıp Fakültesinde Zeki Altındağ Onkoloji Merkezi.
         c)Selçuklu İlçesi Sancak Mahallesine 4 katlı 24 derslikli…