7 Mayıs 2017 Pazar

MECMAU’L- BAHREYN BUK’ASI



Yusuf KÜÇÜLDAĞ

Buk’a mimarîde büyük yapı anlamına gelmektedir. Selçuklu dönemi tarikat yapılarından  fizikî ve kapasite bakımından büyük olanlarına “buk’a” dendiği, Osmbalı döneminde özelliğini koruyan yapılara aynı adın verilmesinden anlaışılmaktadır. Hâlen ayakta bulunan bazı buk’aların  bünyesinde kubbeli bir sofa ve ona açılan tonozlu eyvan ile mescit, türbe ve hücrelerin bulunması3, bu görüşü doğrulamaktadır.

Mecma’u’l-Bahreyn Buk’ası4, Konya’da Mevlânâ ile  Şems’in ilk buluştukları yerde inşâ edilmişti. Diğer Selçuklu dönemi buk’aları gibi muhtemelen mescit, birçok hücre ile sofadan meydana gelen bu yapı, önemli bir Mevlevî Tekkesi idi. Zamanla yıkılmış; Osmanlı döneminde Karaman Valisi Derviş Mustafa Paşa, eski şeklinde uygun olarak tekrar yaptırmıştır. XVIII. yüzyılda sadece mescit bölümü faal durumda iken5, yukarıda değinilen zâviyeler gibi muhtemelen XIX. yüzyılın ortadan kalkmış; yerine evler inşa edilmiştir. Bu yüzden yapısı hakkında şimdilik daha ayrıntılı bilgi verme imkânı bulunmamaktadır.

Notlar

3 Sedat Emir, Erken Osmanlı Mimarlığında Çok-İşlevli Yapılar: Kentsel İzmir Kolonizasyon Yapıları Olarak Zaviyeler, I.,

İzmir 1994, s. 30-33, 46-50.

4 Safîne-i Nefîse-i Mevlevîyan, I., Mısır 1283, s.204-205, 208-209.

5 Yusuf Küçükdağ “Lâle Devri’nde Konya”, (S.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Yeniçağ Tarihi Bilim Dalı Basılmamış Doktora Tezi), Konya 1981, s.46. Bu zâviye, şimdiki Babalık Sokağı’ında idi. Bkz. Mehmed Önder, Mevlânâ Şehri Konya, (İkinci Baskı), Ankara 1971, s. 381.
Yorum Gönder

BAHNAME

                                                                                           Haz: Bekir ŞAHİN Aslında, Batı dünyasınd...