Ana içeriğe atla
HADİS İLMİNİ OSMANLI’DAN CUMHURİYETE TAŞIYAN İLİM ADAMI; Muhammed Tayyib Okiç’in Belgeleri KONYA’DA
Türkiye’de hadis kürsüsünün kurucusu, ilk hadisçilerin hocası Bosna Hersekli Muhammed Tayyib Okiç’in kendi el yazısıyla yazmış olduğu belgeleri öğrencisi Prof Dr. Mehmet Hatipoğlu tarafındank Konya Bölge Yazma Eser Bölge Müdürlüğü kütüphanesine bağışlandı.
Osmanlı Türkçesi, Boşnakça, Arapça ve Farsça dillerinde tutulan birçok bilgi ve belge, Boşnakların fütuhatı, Balkan Türkleri, Avarlar ve Hamzavîlere dair notlar ayrıca özel olarak tuttuğu notlar, bilgi fişleri, arşiv malzemeleri, özel kütüphanesinin listesi gibi bilgi ve belgeler Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğüne getirildi. Ayrıca bu belgeler içerisinde hiç yayınlanmamış çalışma dökümanları bulunmaktadır.
Bu belgeler, özellikle hadis ve tefsir ilimleriyle ilgilenen araştırmacılar için önemli bir kaynak teşkil etmektedir.
Muhammed Tayyip Okiç kimdir?
1 Aralık 1902’de Bosna’nın Tuzla sancağı Graçanitsa kasabasında doğdu. Babası, İstanbul medreselerinde tahsil görmüş Bosna Hersek re’isü’l-ulemâ muavini Yayçalı Mehmed Tevfik Efendi, annesi Hasibe Hanım’dır. Muhammed Tayyib Okiç Saraybosna’da başladığı ilk eğitiminden sonra modern bir ilahiyat fakültesi olan Okruzna Medresa’dan mezun oldu. Zagreb Üniversitesinden Latin Dili ve Edebiyatı imtihanlarını vererek oradan da diploma aldı. Ardından aynı üniversitenin Hukuk Fakültesi’nde başladığı öğrenimini Belgrat Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Kısa bir süre Saraybosna Erkek Lisesi’nde, iki yıl Şer’i Lise’de öğretmenlik yaptı.
Hukuk ve edebiyat alanındaki ihtisası dışında hadis, tefsir ve İslam tarihi dersleri veren Okiç, Boşnakça ve diğer Slav dilleri yanında Latince, Lehçe, Çekçe, Arapça, Türkçe, Fransızca, Almanca ve okuyup anlayacak düzeyde İngilizce, İtalyanca ve Farsça bilirdi. Bir buçuk yıla yakın bir süre Türkiye’nin Belgrat elçiliğinde sekreterlik ve mütercimlik yaptı. Türkiye’nin Hitler Almanya’sına savaş ilan etmesi üzerine diğer elçilik çalışanlarıyla birlikte sekiz ay süreyle Almanya’da esir olarak kaldı.  1945 yılında Almanya’dan Türkiye’ye geçti. Beş yıl boyunca İstanbul Başbakanlık Arşivinde araştırmalar yaptı. 1950 tarihinde Ankara Üniversitesi İlahiyat fakültesinde sözleşmeli profesör olarak göreve başladı. Ankara Üniversitesi Senatosu kendisine hadiste profesörlük unvanını verdi. 1964 yılından 1971 yılına kadar Konya Yüksek İslam Üniversitesinde hocalık yaptı. Prof. Dr. Ali Osman KOçkuzu ve pek çok hadis hocasının yetişmesinde etkili oldu. Muhammed Tayyip Okiç, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki görevi sözleşmeye aykırı şekilde feshedilince sıkıntılı bir dönem yaşadı.  Bazı sebepler yüzünden Türk vatandaşlığına da geçemeyen Okiç, Türkiye de otuz yılı aşkın bir süre vatansız yaşadı.
Uluslar arası kongrelerde sunduğu tebliğler onun ilim dünyasında tanınmasını sağlamıştır. On dokuz yaşında Saraybosna’da bir gazetede ilk şiirlerini yayımlayan Okiç, zaman zaman “Şuvey’ir ve İbn Tevfik” takma adlarını kullanmıştır.
Türkiye’de hadis kürsüsünün kurucusu, ilk hadisçilerin hocasıdır. Kendisi sadece hadis hocası değil aynı zamanda tefsirciydi. Okiç, Arapça ve Farsça kitaplara dair çalışmalar yapmış Türkiye arşivlerinde Bosna Hersek ile ilgili arşiv malzemeleri ve mahiyeti gibi konuları da araştırmıştır.
Muhammed Tayyip Okiç, 9 Mart 1977 yılında Erzurum’da vefat etmiştir. Yugoslavya sefaretinden güçlükle izin alınarak isteği doğrultusunda Saraybosna’ya defnedildi. Yayımlanmamış bazı çalışmaları ve özel evrakları Mehmet Hatiboğlu’na verildi.
Kaynak: DİA















Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

EMİR CELALEDDiN KARATAY

Ahmet Çelik[1] Emir Celaleddin Karatay b. Abdullah, Anadolu Selçuklularıntanınmış dev­let adamlarındandır. Devatdarlık emirliği, taştdarlık emirliği, sipehsalarlık, ha­zine-i hassa emirliği, saltanat naipliği ve atabeklik gibi görevlerde 40 yıl boyunca devlet hizmetinde bulunmuştur. DOĞUMU-AİLESİ--Doğum tarihi bilinmemektedir. İbn Bibi Celaleddin Karatay 'in, aslen bir Rum devşirme olduğunu söyler. Ebu’l-Ferec ibn İbri ise onu Alâeddin Keykubad’ın yetiştirmelerinden biri olarak kaydeder. Ancak bu bilgi Karatay'ın sultanla mevcut münasebetleri dolayısıyla bir yakıştırma olmalıdır. Bu iki kaynağın onun hakkında kullandığı "Rum nisbesi o dönemde Bizanslı daha genel anla­mıyla Ortodoks mezhebinde bulunan her kavme mensup Hıristiyan ve Anado­lu'da yasayan Müslüman Türk manasına gelen bir tabirdir. Bununla beraber Karatay büyük bir ihtimalle Müslüman Türk asıllı değildir. Zira o devir vesikala­rında mühtedilerin baba adi daima "Abdullah" seklinde değiştirilmekte­dir…

Seyyid Mahmud Hayrani Hazretlerinin Soy Seceresi

Seyyid Mahmud Hayrani Hazretleri İmam Musa-i Kazım soyundan gelmektedir. İmam Musa-i Kazım’ın evlatları’nın isimleri aşağıda sıralanmıştır:
1-Kazım
2-İsmail
3-Cafer
4-Harun
5-Hasan
6-Hüseyin
7-Ahmed
8-Hüseyin
9-Abdullah’il Ekber
10-İshak 11-Abdullah
12-Zeyd
13-Hasan
14-Fazl
15-Selma
16-Hatice
17-Aişa
18-Emine
19-Hesene
20-İbrahim’al-Mükerrem Mücab (Hacı Bektaş Veli ile Mahmud Hayrani’nin atası)
21-Aişe
22-Seleme
23-Meymune
24-Ümmü Gülsüm
25-Ayn-i Ali
26-Zeyn-i Ali
27-Ali bin Musa Rıza (8. İmam)

On İki İmamlardan yedincisi olan İmam Musa-i Kazım’ın oğlu Seyyid İbrahim’al- Mükerrem Mücab, Seyyid İbrahim’al- Mükerrem Mücab’ın oğlu Seyyid Musa Sani, Seyyid Musa Sani’den üç evlat dünyaya geldi; ilki İbrahim Sani, ortancı evladı İbrahim Mükerrem, üçüncü evladı İbrahim Mücab’dır. İbrahim Sani’nin evladı Hünkâr Hacı Bektaş Veli’dir. İbrahim Mücab İran ve Irakta ki dedelerin atasıdır. İbrahim Mükerrem’in bir oğlu vardır, adı Seyyid’tir. Seyyid’in oğlu Seyyid Mahmud Hayrani’dir.


Eğer ki soy şec…

ZEKİ ALTINDAĞ

(d. .1933-) Konyalı hayırsever             Konya/Kadınhanı ilçesinde doğdu. İlkokul tahsilini Kadınhanı  Merkez İlk Okulu’nda bitirdi. İlçesinde ayakkabı imalatçısı bir esnafın yanında beş yıl çıraklık yaptı. O yıllarda ilçenin  köyleri ile olan ulaşımı jiplerle yapılıyordu. Yollar şimdiki gibi asfalt değildi. Jipçilik yapmaya başladı. Üç yıl bu işle uğraştı. Bu sırada askerlik görevini tamamladı. Askerlik dönüşünde bakkal dükkanı açtı.. 1972 yıllarında BMC kamyon bayiliği ve traktör bayiliklerini aldı. Daha sonra bir petrol istasyonu alarak petrol ticaretiyle iştikal etti.. Başarılı oldu.  1986 yılında Konya’ya taşındı. Konya da şirketleşti.. Dolayısıyla işini büyüttü. Konya’da bu işlerin yanında çeşitli oto alım satım  pazarlama işleri ile de uğraştı.
İnsanımıza hizmet amacıyla yaptığı hayır işleri: a)Konya Meram Tıp Fakültesine Acil Servis binası.
         b)Konya Meram Tıp Fakültesinde Zeki Altındağ Onkoloji Merkezi.
         c)Selçuklu İlçesi Sancak Mahallesine 4 katlı 24 derslikli…